Paylaşım

1962 Mercedes 300 SL Roadster: “1.5 Milyon Dolarlık Tablo”


 

Tarihin en güzel spor otomobillerinden olan Mercedes 300 SL'nin bir örneği satılıyor.

Martı kapılı coupeden üstü açık roadstera! Şu anda yaşadığımız evrenin gördüğü en güzel spor otomobillerinden birine bakıyoruz. 1952 – 1953 yılları arasında yarış pistleri için yapıldıktan sonra 1954 – 1963 yılları arasında herkesin alabileceği şekillere getirildi. Kendine özgü martı kanatlarıyla SL, zenginliğin sembolü olmuştu. Sokaklara inmesiyle birlikte yüksek hız performansları gösterip, üstünün de açılmasıyla Jaguar dahil olmak üzeri birçok premium firmanın markajına girmişti.

SL’de Mercedes’in en üstün teknolojilerinin kullanıldığı söyleniyor. Aslında bu Almanların Amerika pazarı istilasıydı. Ve bu açıkça belli oluyordu! Çünkü üretilen 1400 adet Coupe 300 SL’nin %80’ni Amerika’da satıldı. Roadster’dan da 1.858 adet üretildi. Konuğumuz olan mavi peri, gerekli iyileştirmelerle birlikte RM Sotheby’s in vitrinine koyuluyor.

Mavi 300 SL’ye hayran olmamak elde değil.

Mercedes tasarımlarının boyut atladığı zamana denk getirilen SL, krom marka logosu, dik W111‘den alınan farlar, parlak tamponu vb. spesifik tutulan parçalarla imal edildi.

Spor araba konusu 300 SL ile yeniden yorumlandı.

Aracın sahibi Almanya Hamburg’da yaşayan emlak kralı Sophus Kruse‘ye ait. Orijinal renginin açık sarı olduğunu, sahibinin isteği üzerine mavi renge boyatıldığı söylendi.

Belli spesifik olan özellikler sadece 210 adet üretilen roadstera verildi.

Göz alıcı maviliğine ek olarak, fabrikasyon olarak 300 SL Roadster’da dört tekerlek disk fren, alaşım motor bloğu ve ufak tefek parçalar.

Emlak kralına ait Mercedes, 1962 yılında 1980 yılına kadar aktif olarak kullanılmış. Sanırım 38 bin km civarlarında. Sonrasında restore çalışmaları başlatılarak belli süre sadece iyileştirilmesine ayrılmış.

Değerinin fazla olmasını sağlayan özellikle belli parçaların orijinalliği garantilenmiş.

Alındıktan sonraki makbuz, garanti belgesi, alet çantası, radyo vb. çeşitli parçalar ilk fabrikadan çıktığı halde.

Peki hayatınızda kalitesi bu kadar yüzünüze çarpan başka bir araba oldu mu?

Büyük kemik direksiyonu, ince vites kolu, gösterge paneli son derece parlak ve diri duruyor. Orta panel kısımları gövde renginde. Sarı deri koltukların yıpranmamış olduğu ve işlemlerden geçmediği gözüküyor.

Motoru zamanın en teknolojik ünitesi olarak görülüyordu.

3.0L motorun bu şekilde görülmesinin nedenlerinden birisi “ilk direk enjeksiyonlu” ünite olmasından kaynaklı. Ve yine bunu yapan Bosch! Düz 6 silindirli motor, 222 beygir gücüyle 260 km/h maksimum hıza ulaştırılmış. Sınıfında en hızlı araçlardan birisi olmayı başarmış.

Halen daha karizma düzeyi günümüz otomobillerin çok üstünde. Zaten aradan geçen 56 yıllık sürece rağmen etiketine 1.5 milyon $ yazılması kanıtlar deredece.

Paratic Piyasalar


Yorumları Görmek İçin Tıklayın


Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir