Ekonomist Robin Brooks, yayımladığı son analizinde ABD dolarının bu yılki yükselişinin kalıcı bir güçlenmeden ziyade İran savaşı ve petrol fiyatlarındaki artışın yarattığı geçici bir dönem olduğunu savundu. Brooks, savaşın sona ermesiyle birlikte küresel piyasalarda doların yeniden değer kaybedeceğini öngördü.
Brooks’a göre doların bu yıl güç kazanmasının arkasında iki temel faktör bulunuyor. Bunlardan ilki, özellikle yapay zekâ yatırımlarının katkısıyla ABD ekonomisinin diğer G10 ekonomilerinden daha güçlü bir performans sergilemesi. İkinci faktör ise İran savaşı ve beraberinde getirdiği belirsizlik nedeniyle yatırımcıların güvenli liman olarak dolara yönelmesi.
Ancak Brooks, ikinci faktörün dolar üzerindeki etkisinin çok daha güçlü olduğunu belirterek, savaşın sona ermesi halinde güvenli liman talebinin tersine döneceğini ve doların değer kaybedeceğini ifade etti.
Petrol fiyatlarında 70 dolar beklentisi
İran savaşının sona ermesiyle Brent petrol fiyatlarının kısa sürede varil başına 70 dolara gerileyebileceğini öngören Brooks, haziran ayında imzalanan mutabakatın ardından yaşanan fiyat hareketlerini örnek gösterdi.
Brent petrol o dönemde düşüşe geçmiş ve Paratic Piyasalar verilerine göre Temmuz başında 70 dolara kadar inmişti.
O dönemde petrol stoklarının yeniden doldurulması gerekeceği gerekçesiyle fiyatlardaki düşüşün yavaş gerçekleşeceğine yönelik beklentilerin bulunduğunu hatırlatan Brooks, buna rağmen Brent petrolün hızlı ve sert şekilde gerilediğini belirtti.
Ekonomiste göre benzer bir fiyat hareketi savaşın sona ermesi durumunda yeniden yaşanabilir. Petrol fiyatlarında keskin ve kalıcı bir düşüşün küresel piyasalar açısından önemli sonuçları olacağını vurgulayan Brooks, savaşın doların daha önce başlamış olan değer kaybı sürecini geçici olarak kesintiye uğrattığını savundu.
Dolar karşısında hangi para birimleri öne çıkabilir?
Brooks, analizinde Brent petrol fiyatlarındaki günlük değişimlerle G10 ülkelerinin para birimlerinin dolar karşısındaki hareketleri arasındaki korelasyonu inceledi.
Analizde Norveç kronu, Kanada doları, Japon yeni, euro, İngiliz sterlini, Yeni Zelanda doları, Avustralya doları, İsviçre frangı ve İsveç kronu değerlendirildi.
Farklı dönemlere ait korelasyonları karşılaştıran Brooks, özellikle son dönemde petrol fiyatlarındaki yükselişten en fazla İsveç kronunun dolar karşısında olumsuz etkilendiğini belirtti. İsviçre frangı ve Avustralya dolarının da benzer bir ilişki sergilediğini ifade etti.
Bu nedenle petrol fiyatlarının gerilemesi halinde doların en hızlı değer kaybedebileceği para biriminin İsveç kronu olabileceğini öngördü.
Buna karşılık Norveç kronunun, ülkenin enerji ihracatına yüksek bağımlılığı nedeniyle dolar karşısında farklı bir performans gösterebileceğine dikkat çekti. Brooks, petrol fiyatlarındaki düşüşün Norveç kronu üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti.
Gelişmekte olan ülke para birimleri de öne çıkabilir
Brooks, doların gelişmiş ülke para birimlerinin yanı sıra gelişmekte olan ülke para birimleri karşısında da değer kaybedebileceğini düşünüyor.
Doların gelişmekte olan ülke para birimleri karşısındaki zayıflığını, ABD’deki kurumsal ve mali yapıya ilişkin endişelerin etkili olduğu daha geniş kapsamlı bir değer kaybı eğiliminin parçası olarak değerlendiren Brooks, mali baskınlık ve merkez bankası bağımsızlığının zayıflaması gibi unsurlara dikkat çekti.
Ekonomist, genel görünümde doların G10 para birimlerinin tamamı karşısında gerilemesini beklediğini, ancak bu düşüşün her para biriminde aynı ölçüde gerçekleşmeyeceğini belirtti.
Brooks’un analizine göre, İran savaşının sona ermesi ve petrol fiyatlarının gerilemesi durumunda dolar karşısında en güçlü performansı İsveç kronunun göstermesi beklenebilir.