Değerli metaller piyasasında yükseliş ivmesi bu hafta ciddi darbe aldı. Altın fiyatları haftayı yaklaşık yüzde 4 düşüşle kapatırken, gümüş son zirvelerinden yaklaşık yüzde 13 gerileyerek sektördeki baskının sürdüğüne işaret etti.
Uzmanlara göre bu oynaklık şaşırtıcı değil. Değerli metaller, yüksek enflasyon ve sıkılaşan para politikası beklentileri nedeniyle zorlu bir makroekonomik ortamdan geçiyor. Piyasalar, ABD Merkez Bankası (Fed)’in faiz indirimine gitmek yerine daha uzun süre sıkı politika uygulayabileceğini fiyatlamaya başladı.
Bu değişim özellikle ABD tahvil piyasasında net şekilde görülüyor. 30 yıllık tahvil faizleri yüzde 5 seviyesinin üzerine çıkarak son yılların en yüksek düzeyine ulaştı. Artan faizlerin büyük ölçüde reel getirilerden kaynaklanması, faiz getirisi olmayan altın gibi varlıkların cazibesini azaltıyor.
Yükselen reel faizler, özellikle kurumsal yatırımcıların getirili varlıklara yönelmesine neden olurken, değerli metallere olan talebi zayıflatıyor. Aynı zamanda artan uzun vadeli faizler genel risk iştahını da baskılayarak spekülatif talebi sınırlıyor.
Analistler, reel faizlerdeki yükselişin devam etmesi halinde altın fiyatlarının aşağı yönlü baskı altında kalabileceğini belirtiyor.
kolayca yatırım yapın
Kritik destek seviyelerinin kırılması durumunda ons altının 4.000 dolar seviyelerine kadar geri çekilebileceği ifade ediliyor.
Buna karşın uzun vadeli görünüm daha dengeli. Sıkı finansal koşullar, kalıcı enflasyon riski ve artan küresel belirsizlikler, altının güvenli liman rolünü desteklemeye devam edebilir.
Kısa vadede ise piyasada aşağı yönlü baskının ağır bastığı ve faiz görünümünde belirgin bir değişim olmadıkça düşüş eğiliminin sürebileceği değerlendiriliyor.