Orta Doğu’da tırmanan savaş, 2026 yılı için piyasada en çok tercih edilen yatırım stratejilerinin yeniden sorgulanmasına yol açtı. Petrol fiyatlarındaki sert yükseliş ve artan jeopolitik riskler, küresel hisse senetlerinde düşüşe, dolarda yükselişe ve merkez bankalarının faiz indirim beklentilerinin geri çekilmesine neden oldu.
kolayca yatırım yapın
ING Küresel Piyasalar Başkanı Chris Turner, yılın başında yatırımcıların büyüme odaklı pozisyon aldığını ancak stagflasyon benzeri bir şokun senaryolarda yer almadığını söyledi.
Savaşın piyasada tersine çevirdiği beş temel yatırım teması şu şekilde:
Dolar karşıtı pozisyonlar kapatılıyor
Yatırımcılar son haftalara kadar dolara karşı en büyük satış pozisyonunu taşıyordu. Fed’in faiz indireceği beklentisi ABD para birimini zayıflatacağı düşüncesini güçlendiriyordu.
Ancak savaşın başlamasıyla birlikte dolar güvenli liman talebiyle yükseldi ve Kasım ayından bu yana en güçlü seviyesine ulaştı. ABD’nin enerji ihracatçısı konumunda olması, petrol şoklarına karşı ekonomiyi daha dayanıklı hale getiriyor.
ABD dışı hisse senetleri geriledi
2026 başında küresel piyasalarda “hisse al” görüşü hakimken, savaş sonrası özellikle ABD dışındaki borsalarda sert düşüş görüldü.
MSCI ABD dışı dünya endeksi hızlı şekilde gerilerken, S&P 500 daha dirençli kaldı. Yatırımcılar enerji ithalatına daha az bağımlı olan ABD piyasalarına yöneldi.
Analistler, petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde değerlemelerin baskı altında kalabileceğini ve ABD’den Avrupa ile Asya’ya geçiş beklentisinin durabileceğini belirtiyor.
Gelişen piyasalar sarsıldı
Yılın başında güçlü performans gösteren gelişen ülke hisse ve para birimleri, savaşın ardından sert şekilde geriledi.
Gelişen piyasalar hisseleri geçen hafta yaklaşık yüzde 7 düşerken, para birimleri de değer kaybetti. Özellikle Orta Doğu’ya ve enerji fiyatlarına duyarlı ekonomilerde satış baskısı daha güçlü oldu.
Analistler, enerji fiyatlarına hassas olan Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile petrol ithalatçısı ekonomilerin daha kırılgan hale geldiğini belirtti.
Goldman Sachs, müşterilerine gönderdiği notta gelişen ülke para birimleri için “Bu hafta en kötü performans gösterenler, Ocak ve Şubat ayları arasında en iyi performansı sergileyenler oldu” değerlendirmesinde bulundu.
Aracı kurum, risk azaltma işlemlerinin en çok Orta Doğu ve petrol fiyat şoklarına en fazla maruz kalan Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Tayland gibi piyasalarda görüldüğünü, ayrıca geçen yılın güçlü performans gösteren ülkeleri olan Güney Kore, Brezilya ve Güney Afrika’da da satış baskısının arttığını belirtti.
JP Morgan analistleri ise Salı günü EMEA bölgesi gelişen piyasa para birimleri için tavsiyelerini “piyasa ağırlığı” seviyesine düşürdü ve Polonya zlotisini “düşük ağırlık” listesine ekledi. Banka, Orta ve Doğu Avrupa ekonomilerinin enerji fiyatlarına karşı özellikle hassas olduğunu ifade etti.
Fed faiz indirimi beklentisi zayıfladı
Enerji fiyatlarındaki yükseliş enflasyon endişelerini artırarak merkez bankalarının faiz indirimi beklentilerini azalttı.
Savaş öncesinde piyasalar Haziran ayında Fed’den faiz indirimi ihtimalini yaklaşık yüzde 50 olarak fiyatlarken, bu oran yüzde 25 seviyesine geriledi.
Benzer şekilde İngiltere Merkez Bankası (BoE) için indirim beklentileri düşerken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) için faiz artışı ihtimali bile fiyatlanmaya başladı.
Goldman Sachs, 2026 yılında G10 merkez bankalarına yönelik fiyatlamalardaki en büyük değişimlerin, bu yıl için ek parasal gevşeme beklenen ekonomilerde görüldüğünü söyledi.
Banka hisseleri baskı altında
Yılın başında sınırlı yükseliş gösteren banka hisseleri, Hürmüz Boğazı’ndaki riskler ve artan enerji maliyetleri nedeniyle geriledi.
Yüksek enerji fiyatlarının enflasyonu artırması, kredi talebini zayıflatabileceği ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği endişesini güçlendirdi.
Analistler, jeopolitik risklerin piyasaları asıl olarak finansal koşulları sıkılaştırdığı ölçüde etkilediğini ve kredi piyasalarındaki gelişmelerin bankalar için kritik olacağını belirtiyor.