ABD Merkez Bankası’nın (Fed) 28-29 Temmuz tarihlerinde gerçekleştireceği toplantı öncesinde büyük yatırım kuruluşları, Temmuz ayı faiz kararının önceki beklentilere kıyasla çok daha belirsiz hale geldiğini belirtiyor.
Bank of America (BofA) Global Research ve Deutsche Bank başta olmak üzere birçok kurum, Fed Başkanı Kevin Warsh’ın sınırlı yönlendirmeleri ve yükselen enerji fiyatlarının karar sürecini zorlaştırdığı görüşünde.
Geçen hafta Brent petrolün yeniden 100 doların üzerine çıkması, enflasyon baskılarının güçlenebileceği endişelerini artırırken, Fed’in fiyat istikrarını sağlamak adına daha sıkı bir para politikası izlemek zorunda kalabileceği beklentilerini de destekledi.
BofA analistleri, petrol fiyatlarındaki yükselişin Fed’in Temmuz toplantısını “başa baş bir karar” haline getirdiğini belirterek, faiz artırılmamasının enflasyonla mücadele konusunda Fed’in güvenilirliğini sorgulatabileceğini ifade etti.
Buna rağmen büyük kurumların çoğu temel senaryolarında Fed’in bu hafta faizleri sabit bırakmasını beklemeyi sürdürüyor. Ancak BofA, Eylül ayından itibaren üç faiz artırımı, Deutsche Bank ise iki faiz artırımı öngörüyor.
UBS Global Research de Fed’in enflasyonla mücadele konusundaki kararlılığını göstermek amacıyla sürpriz bir faiz artırımına gidebileceğini belirterek, karar sürecinde Fed Başkanı Kevin Warsh’ın tutumunun belirleyici olacağını değerlendirdi.
Öte yandan Citigroup, piyasa bazlı enflasyon beklentilerinin düşük seviyelerde kalmaya devam ettiğine dikkat çekerek, yalnızca Fed’in güvenilirliğini koruma amacıyla yapılacak bir faiz artırımının ekonomik açıdan güçlü bir gerekçeye dayanmayacağını savundu.
Piyasa fiyatları da belirsizliğin arttığını gösteriyor. İki hafta önce yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bulunan Temmuz toplantısında faiz artırımı beklentisi, son gelişmelerin ardından yüzde 32’ye yükselmiş durumda. Bu nedenle yatırımcılar, yalnızca faiz kararını değil, Fed’in enflasyon ve gelecek dönem para politikasına ilişkin vereceği mesajları da yakından takip ediyor.