Fed’in 28-29 Temmuz toplantısı öncesinde piyasalar yaklaşık üçte bir oranında faiz artışı ihtimali fiyatlıyor. Son haftalarda yükselen petrol fiyatları ve bazı Fed yetkililerinin şahin açıklamaları bu beklentiyi desteklese de tarihsel olarak Fed’in uzun süre bekledikten sonra tek seferlik faiz artışı yapmasının oldukça nadir görüldüğü belirtiliyor.
Eski St. Louis Fed Başkanı James Bullard da faiz artırımı kararı alınması halinde bunun yeni bir sıkılaşma döngüsünün başlangıcı anlamına geleceğini, Fed’in ise henüz böyle bir sinyal vermeye hazır görünmediğini ifade etti.
Haziran ayında yıllık tüketici enflasyonunun yüzde 4,2’den yüzde 3,5’e gerilemesi ve çekirdek enflasyonun yüzde 2,9’dan yüzde 2,6’ya düşmesi, faiz artışı yönündeki baskıyı bir miktar hafifletti. ABD-İran arasında sağlanan geçici ateşkesin enerji fiyatlarını aşağı çekmesi de enflasyon görünümünü destekleyen unsurlar arasında yer aldı.
Öte yandan iş gücü piyasasının güçlü kalmaya devam etmesi ve ücret artışlarının yüzde 3,5 seviyesinde seyretmesi ekonominin dirençli olduğunu gösteriyor.
Buna karşın Fed’in yüzde 2’lik enflasyon hedefinin uzun süredir üzerinde kalınması, yılın ilk yarısında fiyat baskılarının yeniden hız kazanması ve yapay zeka yatırımlarının bazı sektörlerde talebi artırması, şahin kanadın faiz artışı çağrılarını canlı tutuyor. Bu nedenle toplantıda bir veya birden fazla Fed üyesinin faiz artışı yönünde karşı oy kullanabileceği ve bunun Eylül ayında başlayabilecek bir faiz artırımı sürecinin zeminini hazırlayabileceği değerlendiriliyor.
Capital Economics başta olmak üzere birçok kurum ilk faiz artışının Eylül ayında gelmesini temel senaryo olarak görürken, Bank of America da asıl önemli sorunun tek bir faiz artışı değil, Fed’in yeni bir sıkılaşma döngüsü başlatıp başlatmayacağı olduğunu vurguladı.
Buna karşın Wrightson ICAP analistleri ise Fed Başkanı Kevin Warsh’ın enflasyonla mücadelede kararlı olması halinde bu hafta 25 baz puanlık sürpriz bir faiz artışının da göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Genel beklenti ise Fed’in bu toplantıda faizleri sabit bırakırken, sonraki aylara ilişkin vereceği mesajların piyasaların yönü açısından belirleyici olacağı yönünde.