Gold Token SA CEO’su Kurt Hemecker, altının son dönemde yaşadığı sert düzeltmeye rağmen uzun vadeli yükseliş hikayesinin değişmediğini belirterek, para birimlerinin değer kaybı, jeopolitik riskler ve portföy çeşitlendirme ihtiyacının altını desteklemeye devam ettiğini ifade etti.
Hemecker, altının tokenizasyonu sayesinde fiziksel altının haftanın 7 günü, günün 24 saati işlem görebileceğini, teminat olarak kullanılabileceğini ve küresel finans sistemine daha fazla entegre olabileceğini söyledi.
Özellikle bankacılık sistemi açısından önemli bir dönüşüm yaşanabileceğine dikkat çeken Hemecker, tokenize edilmiş altının ileride yüksek kaliteli likit varlık (HQLA) statüsü kazanmasının önünü açabileceğini belirtti. Böylece altının repo işlemlerinde ve bankalar arası yükümlülüklerin yerine getirilmesinde daha etkin kullanılabileceğini ifade etti.
Hemecker, son dönemde merkez bankalarının altın rezervlerini swap işlemleriyle likidite yaratmak amacıyla kullandığını hatırlatarak, dijitalleşmenin bu süreci çok daha hızlı ve verimli hale getirebileceğini söyledi.
Bununla birlikte dijital altının önündeki en büyük sorunun güven olduğunu vurgulayan Hemecker, yatırımcıların tokenin gerçekten fiziksel altınla desteklenip desteklenmediğine, saklama koşullarına, mülkiyet haklarına ve altının bulunduğu ülkenin hukuki altyapısına büyük önem verdiğini dile getirdi.
Sektörde ortak standartların henüz oluşmadığını belirten Hemecker, farklı platformlar ve finansal kuruluşlar arasında çalışabilecek güvenilir bir altyapının oluşturulmasının dijital altının yaygınlaşması için kritik olduğunu ifade etti.
Altın fiyatlarındaki son geri çekilmeyi ise olumsuz değil, birikim fırsatı olarak değerlendiren Hemecker, “Altının temel hikayesi değişmedi. Bu dönem, yeni yükseliş öncesinde pozisyon almak için önemli bir fırsat sunuyor,” değerlendirmesinde bulundu.