Bundesbank Başkanı Joachim Nagel, jeopolitik belirsizlikler ve artan kamu borçlarının merkez bankalarını rezervlerini çeşitlendirmeye yönelttiğini belirterek altının rezervlerdeki rolünün güçlenebileceğini söyledi.
İtalya’da düzenlenen LBMA Küresel Değerli Madenler Konferansı’nda konuşan Nagel, küresel merkez bankası rezervlerinde altının payının 2023’te yaklaşık yüzde 14’ten yüzde 25’e yaklaştığını belirtti.
Nagel, fiziksel altının herhangi bir ihraççıya veya karşı tarafa bağlı olmamasının önemli bir avantaj olduğunu vurguladı. Yabancı menkul kıymetler ve mevduatların yaptırımlar nedeniyle dondurulabileceğine dikkat çeken Nagel, bu nedenle altının ekonomik ve jeopolitik stres dönemlerinde önemli bir çeşitlendirme aracı olduğunu ifade etti.
Bundesbank’ın 3500 tonun üzerinde altınla dünyanın ikinci büyük resmi altın sahibi olduğunu belirten Nagel, merkez bankalarının daha çeşitlendirilmiş rezerv portföyleri oluşturma eğiliminin devam edeceğini söyledi.
Enflasyon riski gündemde
Küresel ekonominin Orta Doğu’daki çatışmalara ve Hürmüz Boğazı’ndaki aksamalara rağmen dirençli kaldığını belirten Nagel, Euro bölgesi ekonomisinin de beklentilerden daha iyi performans gösterdiğini söyledi.
Ancak enerji fiyatlarındaki yükselişin enflasyon açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurgulayan Nagel, yüksek enerji maliyetlerinin şirketler ve ücretler üzerinden ekonomisinin geneline yayılması halinde daha kalıcı bir enflasyon baskısı oluşabileceğini belirtti.
ECB’nin 2026 yılı enflasyon beklentisi yüzde 3 seviyesinde bulunurken Nagel, enflasyon risklerinin yukarı yönlü olduğunu söyledi. Ayrıca petrol fiyatlarının yaz öncesindeki yaklaşık 70 dolardan 100 doların üzerine çıkmasının görünümü zorlaştırdığını ifade etti.