İngiltere Merkez Bankası (BOE) Para Politikası Kurulu, politika faizini yüzde 3,75 seviyesinde bırakma kararı alırken, karar 6’ya karşı 3 oyla alındı.
Piyasalardaki iki üyenin faiz artışını desteklemesi beklenirken, Catherine Mann’ın bu gruba katılmasıyla faiz artırımı yönündeki oy sayısı üçe yükseldi. Mann, Megan Greene ve Başekonomist Huw Pill, faizin yüzde 4’e çıkarılmasını savundu.
BOE Başkanı Andrew Bailey ise küresel belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığını, buna karşın yurt içi enflasyon görünümünün daha dengeli olduğunu belirterek mevcut faiz seviyesini korumanın uygun olduğunu ifade etti.
Banka, enflasyonun Haziran ayındaki yüzde 2,6 seviyesinden yılın ilerleyen dönemlerinde yüzde 3,2’ye yükseleceğini, ancak enerji fiyatlarının beklentilere paralel seyretmesi halinde 2028 başlarında yeniden yüzde 2 hedefinin altına gerileyeceğini öngördü.
Karar, hayat pahalılığıyla mücadeleyi öncelik haline getiren Başbakan Andy Burnham hükümeti açısından da olumlu karşılandı. BOE, hükümetin hanehalkı elektrik faturalarındaki vergiyi kaldırma kararının enflasyonu yaklaşık 0,1 puan aşağı çekebileceğini hesapladı.
Faiz artışını savunan üyeler, özellikle ABD ile İran arasında yeniden tırmanan çatışmaların enerji fiyatları üzerinden enflasyonu kalıcı hale getirebileceği uyarısında bulundu. Buna karşılık faizlerin sabit kalmasını destekleyen üyeler, özel sektörde ücret artışı hızının 2020’den bu yana en düşük seviyeye gerilemesiyle iş gücü piyasasında belirgin bir yavaşlama yaşandığına dikkat çekti.
BOE ayrıca bilanço küçültme programının tahvil faizleri üzerindeki etkisini yukarı yönlü revize etti. Banka, Eylül ayında varlık azaltım programının hızını yeniden değerlendirecek. Piyasalarda, yıllık tahvil satış hedefinin 70 milyar sterlinden 50 milyar sterline düşürülebileceği beklentisi öne çıkıyor.