ABD’de uzun vadeli borçlanma maliyetlerini kontrol altında tutma çabaları, Hazine Bakanı Scott Bessent ile Fed Başkanı Kevin Warsh arasındaki yaklaşım farkını gündeme taşıdı.
kolayca yatırım yapın
Bessent, uzun vadeli tahvil geri alımlarını artırarak piyasa koşullarını desteklemeye çalışırken, Warsh tahvil piyasalarının faizlerin belirlenmesinde daha büyük rol oynaması gerektiğini savunuyor.
Bessent, 30 yıllık tahvil faizinin 19 yılın zirvesine çıkmasının ardından uzun vadeli borç geri alımlarının en az iki katına çıkarılacağını açıklamıştı. Ancak birçok yatırımcı, yükselen faizlerin piyasa işleyişindeki sorunlardan değil; yüksek büyüme, kalıcı enflasyon, olası Fed faiz artırımları, yoğun tahvil arzı ve ABD’nin genişleyen bütçe açığından kaynaklandığını düşünüyor.
Bu nedenle bazı uzmanlar, Hazine’nin tahvil piyasasına müdahalesini “fiyat yönetimi” olarak değerlendirirken, müdahalelerin Hazine tahvillerinin güvenilirliğine zarar verebileceği uyarısında bulunuyor. Ayrıca tahvil faizlerinin yapay biçimde baskılanmasının dolar üzerinde de ek baskı oluşturabileceği belirtiliyor.
Öte yandan Fed’in faizler ve tahvil alım-satımları üzerinden çok daha güçlü araçlara sahip olduğu vurgulanıyor. Ancak Warsh, Fed’in son yıllardaki geniş ölçekli varlık alımlarına mesafeli duruyor ve bu tür müdahalelerin yalnızca gerçek bir piyasa işleyişi sorunu olduğunda kullanılmasını savunuyor.
Warsh’ın Cuma günü Jackson Hole toplantısında yapacağı konuşma, bu yaklaşımın nasıl şekilleneceğine ilişkin önemli ipuçları verecek. Ancak analistlere göre tahvil geri alımları ve borçlanma stratejisindeki değişiklikler, ABD’nin kronik bütçe açığı sorununu tek başına çözemeyecek. Kalıcı çözüm için daha güçlü büyümenin yanı sıra daha yüksek vergiler veya daha düşük kamu harcamaları gibi mali adımların gündeme gelmesi gerekiyor.