Uluslararası yatırım bankası Barclays, Türkiye ekonomisine ilişkin son değerlendirmesinde TCMB’nin döviz kuru politikasına yönelik dikkat çeken tespitlerde bulundu.
Barclays ekonomisti Ercan Ergüzel’in 3 Kasım tarihli analizine göre TCMB, ekim ayında Türk lirasının dolar karşısındaki değer kaybı hızında teknik bir ayarlama gerçekleştirdi. Buna göre liranın aylık değer kaybı hızı, eylüldeki yüzde 1,6 seviyesinden ekim ayında yüzde 1,8’e yükseldi. Değerlendirme, dolar/TL’nin 50 TL’yi aşarak tarihi zirvesini test etmesi ile beraber geldi.
Barclays, küresel enerji fiyatlarında önemli bir gerileme yaşanmadığı sürece TCMB’nin liranın değer kaybı hızını düşürmesini beklemiyor. Ancak bankaya göre kurdaki değer kaybının daha da hızlanması, döviz talebini artırarak dolarizasyon baskısını güçlendirebilir ve Merkez Bankası rezervleri üzerinde ilave baskı yaratabilir.
Barclays’ten dolarizasyon ve mevduat stopajı değerlendirmesi
Analizde Türkiye’nin cari açığının finansmanına ilişkin gelişmelerin de yakından izlenmesi gerektiği vurgulandı.
Ercan Ergüzel’e göre cari açığın finansmanında sorunların belirginleşmesi halinde ekonomi yönetimi, döviz talebini sınırlamak amacıyla bazı adımlar atabilir. Bu kapsamda Türk lirasının daha hızlı değer kaybetmesine eş zamanlı olarak TL mevduatlarına uygulanan stopaj oranlarının düşürülmesi bir seçenek olarak değerlendiriliyor.
Bankanın değerlendirmesine göre böyle bir adım, TL mevduatlarının cazibesini korumaya ve tasarruf sahiplerinin dövize yönelme eğilimini sınırlamaya yönelik bir politika aracı olabilir.
Barclays’in TL’nin değer kaybı hızına ilişkin değerlendirmesi, bugün açıklanan enflasyon rakamları ve TCMB’nin son faiz kararının ardından geldi.
TÜİK’in açıkladığı verilere göre, Ekim 2026’da tüketici fiyatları aylık yüzde 2,58, yıllık yüzde 29,77 arttı. Eylül ayında yüzde 1,84 olan aylık enflasyonun ekimde yükselmesi, fiyat artışlarının seyri açısından dikkat çekti.
Öte yandan TCMB, 22 Ekim’deki Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37’den yüzde 36’ya çekmişti. Merkez Bankası, karar metninde enflasyonun ana eğilimindeki gerilemeye işaret ederken yüksek enerji fiyatlarından kaynaklanan risklerin sürdüğünü vurgulamıştı.