Merrill’in yayımladığı analizde stratejist Emily Avioli, altının son dönemdeki zayıf performansının temel nedeninin yapısal bozulma değil, kısa vadeli piyasa dinamikleri olduğunu vurguladı.
İran savaşı sonrası artan jeopolitik risklere rağmen altın fiyatlarının yaklaşık yüzde 16 gerilemesi ve güvenli liman rolüne paralel hareket etmemesi dikkat çekti.
Avioli, altının son yıllarda güçlü bir ralli yaptığını hatırlatarak, fiyatların 2022’den bu yana merkez bankası alımları ve bireysel yatırımcı talebiyle hızla yükseldiğini, hatta Ocak ayında 5400 dolar seviyesini aşarak tarihi zirvelere ulaştığını belirtti. Bu tür hızlı yükselişlerin ardından piyasalarda konsolidasyon sürecinin görülmesinin normal olduğu ifade edildi.
Kısa vadeli düşüşte üç ana faktör öne çıktı: Güçlü dolar, yükselen tahvil getirileri ve yatırımcıların kâr realizasyonu.
Özellikle enerji fiyatlarındaki artışın enflasyon beklentilerini yukarı çekmesi, faiz indirim beklentilerini zayıflatırken, hatta piyasada yeni faiz artışı ihtimalinin konuşulmasına yol açtı. Bu durum faiz getirisi olmayan altının fırsat maliyetini artırarak fiyatlar üzerinde baskı yarattı.
Buna ek olarak doların savaş sürecinde güvenli liman olarak güç kazanması da altın üzerinde ters yönlü etki yarattı. Avioli, altın ile doların tarihsel olarak ters korelasyona sahip olduğunu ve bu ilişkinin son dönemde de etkili olduğunu vurguladı.
Öte yandan analizde, altını destekleyen uzun vadeli unsurların değişmediğinin altı çizildi. Yüksek bütçe açıkları, merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimi ve güçlü fiziki talep, altın için yapısal destek oluşturmaya devam ediyor.