UBS Wealth Management, ABD hisse senetlerine ilişkin olumlu beklentisini koruyarak S&P 500 endeksinin 2026 yılı sonunda 7.900 puana ulaşacağını öngördü. Kurum, bundan sonraki yükselişlerin yüksek değerlemelerden ziyade şirketlerin finansal performansıyla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti.
UBS Wealth Management Kıdemli Başkan Yardımcısı Charlie Anderson, piyasaların makroekonomik gelişmelerden çok şirketlerin kârlılığı ve operasyonel sonuçlarına odaklanmaya başladığını belirtti. Anderson’a göre bu değişim, uzun vadeli yatırımcılar için daha sağlıklı bir yatırım ortamı oluştururken hisse seçimlerinin önemini de artırıyor.
ABD’li büyük bankaların açıkladığı sonuçların tüketici harcamaları ve şirket bilançolarındaki dayanıklılığı ortaya koyduğunu ifade eden Anderson, yatırım bankacılığı ve alım satım faaliyetlerinde toparlanma görüldüğünü, kredi kalitesinin ise beklentilerden daha güçlü seyrettiğini söyledi.
UBS, mevcut değerleme seviyelerinde şirketlerin hisse performansını sürdürebilmesi için bilanço beklentilerini aşmaları ve gelecek dönem öngörülerini yukarı yönlü revize etmelerinin kritik hale geldiğini vurguladı.
Kurum ayrıca yapay zekâ temasına ilişkin olumlu görüşünü korudu. UBS’ye göre yatırım fırsatları artık yalnızca yarı iletken şirketleriyle sınırlı kalmayacak; yazılım, altyapı, enerji, ağ teknolojileri ve kurumsal yapay zekâ uygulamalarında da büyüme potansiyeli öne çıkacak.
Enflasyonun yılın ikinci yarısında düşüş eğilimini sürdürmesini bekleyen UBS, sürecin dalgalı ilerleyebileceğini ancak bunun ABD Merkez Bankası’na para politikasında sabırlı hareket etme alanı sağlayacağını değerlendirdi.
UBS, daha önce yayımladığı küresel yatırım görünüm raporunda ise S&P 500 endeksinin yükselişini sürdürerek Haziran 2027’de 8.200 puana ulaşmasını beklediğini açıklamıştı.