Paylaşım

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik’ten Büyüme ve İç Denetim Mesajları


 

TÜSİAD Başkanı Erol Bilecik, "Güçlü Bellek, Sağlam Gelecek" temasıyla düzenlenen Uluslararası 22. Türkiye İç Denetim Kongresi'nda büyüme ve iç denetim konularında önemli bilgiler paylaştı.

Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, Türkiye İç Denetim Enstitüsü tarafından QNB Finansbank sponsorluğunda düzenlenen Uluslararası 22. Türkiye İç Denetim Kongresi’nde açılış konuşması yaptı. “Güçlü Bellek Sağlam Gelecek” temasıyla düzenlenen kongrede Bilecik, sağlam gelecek için 21. yüzyılda başarının anahtarının güçlü bir hafıza olduğunu söyledi.

Erol Bilecik, toplum olarak hafızası güçlü olanlara ayrı bir saygı duyulduğundan ve onların deneyimine güvenildiğinden bahsetti.

Erol Bilecik Güçlü Hafıza YorumuKararsız kalınan konularda hafızası güçlü kişilerin geçmiş tecrübelerinden faydalanıldığını söyleyen Bilecik, “Kurumlarımız için de imrendiğimiz o insanlar gibi, güçlü ve sağlam bir belleğe sahip olmak önemlidir. Ben hayal kurmanın önemine de inanırım; ama daha iyi bir gelecek için sadece hayal gücü değil, bellek gücü de şart,” ifadelerini kullandı.

Erol Bilecik, 5 yıl önceki İç Denetim Kongresi programında konuşulan konuların; suistimal riski, bilgi sistemleri deneyimi, risk esaslı denetim planlaması ve iç denetimin yarattığı katma değer olduğunu hatırlattı. Bugün ise kurumsal girişimcilik, inovasyon, insan kaynakları stratejileri, veri merkezlerinin akıllı dönüşümü, teknoloji ve değişim yönetimi olduğuna dikkat çekti.

Bilecik, dünyadaki hızlı değişimi görmek için katıldığımız toplantıların gündemine bakmanın yeterli olduğunu dile getirdi.

Dünyadaki Hızlı Değişimi GörmekBirkaç yıl içinde müthiş bir değişim yaşandığını söyleyen Bilecik, işleri yeni dünyaya adapte etmenin küresel boyutta rekabet edebilmek için gerekli olduğuna dikkat çekti. Erol Bilecik, iç denetim konusunda yaşanan değişimleri de özetledi. Yakın geçmişte yaşanan büyük usulsüzlüklerin neticesinde önce sadece finansal denetim görevi ile başladığını belirtti. Zaman içinde risk yönetimi, hedeflerin önceliklendirilmesi, operasyonların basitleştirilmesi, hissedar değerini korumak gibi birçok fonksiyonu barındıran bir göreve dönüştüğünden bahsetti.

İç denetimden beklenen rol ve sorumluluklar artarken şirketlerin daha karmaşık riskler, belirsizlikler ve ekonomik koşullarla uğraştığı söylendi.

İç Denetim Rol ve SorumluluklarıBilecik, hem iç denetimin rol ve sorumluluklarının arttığına hem de şirketlerin daha başka risklerle ve belirsizliklerle uğraştığından bahsetti. Tüm bunlara yanıt vermek ve artan paydaş beklentilerini karşılamak için iç denetim departmanları ve yeni döneme adapte olmuş strateji ve tekniklere ihtiyaç olduğunu ifade etti.

Erol Bilecik, “Mücadele ettiğimiz koşullar değiştiğine göre mücadele taktiklerimiz de değişmelidir. Çünkü sporda olduğu gibi iş hayatında da taktik değişirse skor da değişir,” dedi.

Değişen koşulların ölçülebildiği kadar, kurumların başarıyla yönetildiğini ve daha iyi bir geleceğe taşındığından da bahsetti.

Değişen Koşulların ÖlçülmesiSorulması gereken sorunun ise “iç denetim fonksiyonumuz, bu risk ortamını kontrol edebilecek ve bu değişimi yönetebilecek yetenek ve araçlara sahip mi?” olduğunu açıkladı. Taktiğin sahaya göre belirlendiğini söyleyen Bilecik, “Sahaya bir bakalım. Dünya yıkıcı bir dönüşümden geçiyor. Bu dönüşümün en belirleyici faktörü şüphesiz, dijital teknolojilerdir,” ifadelerini kullandı.

Erol Bilecik, Türkiye’nin yeni hikayesinin “dijital dönüşüm” üzerinden yazılacağına inandıklarını da sözlerine ekledi.

Türkiye'nin Yeni Hikayesi Dijital DönüşümBu kapsamda; hammaddenin üretiminden tedarik sistemine, tüketici bilincinin geliştirilmesine kadar bütün süreçlerde iş modellerini yenilikçi bakış açıları ile şekillendirmek ve dijital dönüşümü sağlayacak inovatif çözümler geliştirmek gerektiğine dikkat çekildi. Her gün artan veri ve daha ulaşılabilir hale gelen iç denetim birimlerinin daha etkili çalışmasını desteklediğinden bahsetti. Buna rağmen işin insanda bittiğini ifade etti.

Büyük veriyi anlamlı sonuçlara dönüştürebilmek için öncelikle şirketlerde geniş kapsamlı bir zihniyet değişimine ihtiyaç olduğundan da bahsetti. İç denetim departmanlarının yüzde 92’sinin büyük verilerle ilgili riskleri anladığının ancak yüzde 26’sının hala büyük verileri denetlemediğinin ortaya çıktığını dile getirdi. Siber güvenlik riskleri konusunda da yeterince önlem alınmadığını söyledi. Gerekli tedbirlerin alınması için iç denetim birimlerinin hem insan kaynağından hem de teknolojiden daya iyi faydalanarak yönetim ve denetim kurullarını riskler konusunda zamanında uyarmanın öneminden bahsetti.

TÜDİAD Yönetim Kurulu Başkanı Erol Bilecik, “büyümek için en iyi zaman, başka kimsenin risk almaya cesaret edemediği zamandır,” dedi.

Büyümek için Risk AlınmalıBilecik, büyümek için risk almak gerektiğini ifade etti ve dikkat edilmesi gereken bir diğer konunun risk kültürü olduğunu belirtti. Hayatın her alanında olduğu gibi iş yaşamında da davranışların kültürü belirlediğinden bahsetti. Dünyadaki değişimi yakalamak için güncel trendlerin takip edilmesi gerektiğini belirten Bilecik, yıl başında dünya çapında tanınmış birçok şirketin siber saldırıya maruz kaldığını hatırlattı. Bugün hiç aklımıza gelmeyen bir riskle karşı karşıya kalabileceğimizi de söyleyen Bilecik, en iyi savunmanın her şeye hazır olmak 0lduğunu ifade etti.

Paratic Piyasalar


Yorumları Görmek İçin Tıklayın