Türkiye’nin 2026 makro hikayesini bir rejim değişiminden ziyade, kademeli bir onarım süreci olarak tanımlayan aracı kurum, 2026 tahminlerinin daha düşük enflasyon ve daha sağlam bir büyüme görünümüne; buna paralel olarak görece dengeli bir ödemeler dengesi ve mali görünümüne işaret ettiğini belirtti.
“Hem dış denge hem de bütçe dengesi, GSYH’ye oranla 2025 seviyelerine yakın, yönetilebilir bir patikada kalıyor. Bugüne kadar gerçekleşen ülke riski spreadi daralmasına rağmen, daha fazla spread daralması için yapısal zemin büyük ölçüde korunmuş durumda.” İfadelerine yer verilen raporda 2026 ana temaları şöyle paylaşıldı:
2026 yıl sonu TÜFE enflasyonunu yüzde 23,6 olarak öngören YKY, TÜFE sepetinde yapılabilecek metodolojik değişikliklerin manşeti aşağı çekebileceğini ancak oynak gıda fiyatlarının, yapışkan hizmet enflasyonu ve hanehalkı ile reel sektörün geriye dönük beklentilerinin yukarı yönlü risk oluşturmaya devam ettiğini aktardı.
Para politikası kapsamında gevşeme olsa da kesin bir yön değişimi olmadığı kaydedilirken TCMB’nin 2026 boyunca faizleri kademeli biçimde indirmesi ve pozitif reel faiz tamponunu korumasının beklendiği kaydedildi.
Buna göre 2026 sonunda politika faizinin yüzde 28,5’e gerilemesi; çeyreksel patikada ise politika faizinin 1Ç, 2Ç, 3Ç ve 4Ç sonunda sırasıyla yüzde 35, yüzde 32,5, yüzde 30,5 ve yüzde 28,5 seviyelerinde olması tahmin ediliyor.
Büyüme noktasında YKY, GSYH artışının 2025’te öngördüğü yüzde 3,75 seviyesinden 2026’da yüzde 3,90’a yükselmesini bekliyor.
Kur için “Yüksek carry getirisi, artan döviz rezervleri ve kontrol altında kalan dolarizasyon, değer kaybı baskılarını sınırlarken, kademeli nominal değer kaybı temel senaryomuz olmaya devam ediyor” değerlendirmesinde bulunan kurum, yıl sonu tahminini 52,47 lira olarak belirledi.