Yatırım yapmaya başla!

Türkiye Ekonomisi Stagflasyon Tehlikesiyle Karşı Karşıya Yorumları Artıyor

Enflasyonla durgunluğun beraber izlendiği dönemi ifade eden stagflasyon, ekonomide en kötü senaryo olarak tanımlanıyor. Uzmanlara göre Türkiye, son açıklanan enflasyon rakamları ile stagflasyon sürecine girmiş bulunmakta!
Türkiye Ekonomisi Stagflasyon Tehlikesiyle Karşı Karşıya Yorumları Artıyor

Türkiye’nin içerisinde bulunduğu zor koşullar, Eylül ayı tüketici fiyat endeksi rakamlarının açıklanması ile daha da karamsar bir tablo çizmeye başladı. Enflasyon Eylül’de aylık bazda %6,30, yıllık bazda %24,52 oranında artış gösterdi. Bu rakamlar piyasa beklentisinin çok üzerinde gerçekleşince, hükümetten hamleler gecikmedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, bugün saat 13:00’te Enflasyonla Topyekün Mücadele Programı’nı açıklayacak. Uzmanlar, enflasyonun %25’e dayanması, 2019 yılında neredeyse sıfır büyüme beklentilerinin artması ile Türkiye’nin stagflasyon tehlikesi ile karşı karşıya olduğunu belirtiyor. Peki, stagflasyon nedir, hangi durumlarda söz edilir?

Enflasyonun %25’e yaklaşması ile iktisat biliminde stagflasyon adı verilen, ekonomide en kötü senaryo olarak bilinen döneme giriş yapılmış oldu.

Bu terim ilk olarak 1970’li yıllarda ABD’deki kriz ortamını tanımlamak için kullanılmış, durgun – enflasyon (stagnant – inflation) kelimelerinin birleşiminden oluşmuştur. Ekonomide enflasyonla durgunluğun beraber izlendiği dönemleri anlatmak için kullanılır. Bu dönem boyunca işsizlik yükselir, enflasyon kontrol edilemez ve ülke ekonomisi için oldukça sağlıksız bir durum ortaya çıkar. Yüksek enflasyon ve düşük büyümenin aynı anda yaşanması anlamına gelen stagflasyon, kısaca ekonomide en kötü senaryo olarak tanımlanmaktadır.

Bu sürece giren ülkelerde işsizlik ve hayat pahalılığı artarken, aynı zamanda çok yüksek zam oranları da tüketiciye yansıtılmaktadır.

Ekonomistlere göre; Türkiye geçmiş dönemlerde de buna benzer krizlere tanık oldu. Fakat bu kez farklı olarak emekli ve kıt kanaat geçinen esnaf da çok zor günler geçiriyor. Artan dış borç, Türk lirasındaki önlenemeyen değer kaybı ve yüksek enflasyon gibi makro etkenler, 2017 yılını %7’nin üzerinde büyüme ile tamamlayan Türkiye’nin önümüzdeki yıl sıfır büyüme hatta küçülme yaşayacağı öngörülerini artırdı.

IMF de son yayınladığı raporda, TL’deki değer kaybı, yüksek maliyet ve diğer risklerin etkisiyle, Türkiye’nin büyüme tahminlerini düşürdüğünü duyurdu. Koç Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selva Demiralp, Türkiye’nin içine girdiği durumun, net bir şekilde stagflasyon süreci olduğunu belirtti. YEP’e göre 2018’de %3,8, 2019’da %2,3 olarak görülen büyüme rakamlarının bile halihazırdaki enflasyona göre stagflasyona girildiğinin en açık göstergesi olduğunu söyledi.

Prof. Demiralp, bu tür dönemlerde krizden çıkmak için çok ağır bedeller ödenmek zorunda olunacağını belirtti.

2009 yılında ekonominin %4,7 küçülmesine karşın enflasyonda hedeflerin tutması sebebiyle ağır bir hasar yaşanmadığını söyleyen Demiralp, daha önceden ekonomik büyüme küçüldüğünde fiyatların da düşüşe geçtiğini, fakat şu anki durumda dengelerin farklı olduğunu ve bunlara ek olarak işsizliğin giderek arttığını dile getirdi. Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı Müdürü Bartu Soral ise bir ülkede büyüme oranının nüfus artış oranının altında kalmasının durgunluk olarak tanımlanabileceğini ifade etti.

Bu yılın son çeyreği ve 2019’da sıfır büyüme beklentisinin arttığını söyleyen Soral, enflasyonun %30’lara ulaşmasını öngörüyor.

Son 10 ayda doların %56 yükseldiğini, faizlerin %12’den %36’lara geldiğini, Merkez Bankası’nın politika faizini %8’den %24’e çıkardığını belirten Soral, özel sektörün dış borcunun ise TL bazında %56’lık artış gösterdiğini dile getirdi. Sayılan tüm bu olumsuz koşulların olduğu dönemde ise en fazla etkilenecek gruplar arasında; emekliler, tüketici kredi borcu olan işsizler ve esnaflar yer alıyor.

Stagflasyon sürecine girildiğine neredeyse kesin gözüyle bakılırken, bu süreçte hanehalkı gelirinin her geçen gün azalacağı, enflasyonun daha da yükseleceği ve işsizliğin artacağı belirtiliyor. Tüm bu yorumlar doğrultusunda, diyebiliriz ki bir yandan enflasyonla mücadele etmek, diğer yandan ekonomiyi canlandırmak zorunda olan Türkiye’yi daha da zor günler bekliyor.

Ücretsiz VİOP deneme hesabı açın ve 100.000 lira sanal para ile risk almadan nasıl yatırım yapacağınız öğrenin.



Doviz Yatırımı Doviz Yatırımı
#Ekonomi kategorisini keşfet

Daha fazla içerik yükle



SAT AL
Size daha iyi hizmet verebilmek için Yasal Mevzuat çerçevesinde, veri politikalarımızda belirtilen amaçlarla sınırlı olmak üzere çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi ve izin iptali ile ilgili olarak Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.
Ayrıntılar
Onaylıyorum