ABD yönetiminden bir yetkileye göre, Temmuz ayında varılan nükleer enerji anlaşması Pazartesi günü Kongre’ye sunuldu. Anlaşma, ABD şirketlerinin Suudi Arabistan’a sivil nükleer teknoloji ihraç etmesine olanak sağlayacak.
Trump yönetimi, anlaşmanın ancak Suudi Arabistan’ın İbrahim Anlaşmaları’na katılması ve İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi halinde yürürlüğe gireceğini belirtiyor. İbrahim Anlaşmaları kapsamında 2020 ve 2021 yıllarında İsrail ile Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan arasında normalleşme anlaşması yapılmıştı.
Ancak Riyad, İsrail’i tanımak için Filistin devletinin kurulmasına yönelik geri döndürülemez bir süreç başlatılmasını talep ediyor. Bu nedenle nükleer anlaşmanın yürürlüğe girmesi konusunda Washington ile Riyad arasındaki müzakerelerin önünde siyasi bir engel bulunuyor.
Anlaşma Kongre’nin onayına sunuldu
30 yıllık anlaşma, onlarca milyar dolar değerinde olması beklenen AP1000 nükleer reaktörlerinin Suudi Arabistan’da kurulmasını öngörüyor. Projenin, Westinghouse’un ortakları Cameco ve Brookfield Asset Management gibi şirketlere önemli ekonomik fayda sağlaması bekleniyor.
Kongre’nin anlaşmayı değerlendirmek için 90 yasama günü bulunuyor. Bu süre içinde Kongre itiraz etmezse anlaşma yürürlüğe girecek. Kongre anlaşmayı reddederse Trump’ın kararı veto etme yetkisi bulunuyor.
Ancak anlaşma, nükleer silahların yayılmasını önleme açısından da eleştiriliyor. Bazı Demokrat milletvekilleri ve uzmanlar, Suudi Arabistan’ın uranyum zenginleştirmesi veya nükleer atıkları yeniden işlemesini açıkça yasaklayan hükümlerin bulunmamasından endişeli. Bu faaliyetler nükleer silah üretimine yönelik potansiyel yıllar oluşturabiliyor.
Uzmanlar, anlaşmanın bu haliyle Kongre sürecine sokulmasının, İsrail ile normalleşme ve nükleer silahların yayılmasını önleme şartlarının gevşetilmesi ihtimalini gündeme getirdiğini belirtiyor.