ABD Başkanı Donald Trump, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Küba konusunda “ne istersem onu yaparım” diyerek dikkat çeken ifadeler kullandı. Trump, Küba’yı “bir şekilde kontrol altına almanın onur olacağını” söyledi.
Açıklamalar, iki ülkenin ilişkileri normalleştirmek için görüşmeler yürüttüğü bir dönemde geldi. ABD yönetiminin, müzakerelerde Küba Devlet Başkanı Miguel Diaz-Canel’in görevden ayrılmasını önemli şartlardan biri olarak gündeme getirdiği iddia edilirken, Havana yönetimi iç işlerine müdahaleyi kabul etmeyeceğini vurguluyor.
Trump son dönemde Küba üzerindeki baskıyı artırmak için petrol sevkiyatını kısıtlayan adımlar attı ve ada ülkesine petrol satan ülkelere yaptırım uygulayabileceğini söyledi. Küba ise üç aydır petrol alamadığını, bu nedenle ciddi enerji krizi ve uzun süreli elektrik kesintileri yaşandığını açıkladı.
ABD’nin İran’a yönelik operasyonlarının ardından Trump’ın “sırada Küba var” mesajı vermesi, Washington’un daha sert bir politika izleyebileceği yorumlarına yol açtı. Ancak ABD, 1962 Küba Füze Krizi sonrası yaptığı anlaşma gereği ada ülkesine doğrudan askeri müdahalede bulunmama taahhüdünü sürdürüyordu ve olası bir müdahalenin hukuki zemini henüz net değil.
Uzmanlara göre Küba’daki ekonomik kriz, enerji sıkıntısı ve siyasi baskı, ABD’nin müzakerelerde elini güçlendirirken, sert söylemler bölgedeki jeopolitik riskleri artırabilir.