Trump yönetiminin, Venezuela’da petrol üretimini artırmak amacıyla bu hafta ABD’li petrol şirketlerinin üst düzey yöneticileriyle toplantılar yapmayı planladığı bildirildi.
Görüşmelerin, ABD’nin Maduro yönetimini devirmesinin ardından Venezuela’ya dönüş kapısını aralaması açısından kritik olduğu belirtiliyor.
Ancak sektör kaynaklarına göre, Trump’ın hafta sonu yaptığı “tüm petrol şirketleriyle görüştüm” açıklamasına rağmen, Exxon Mobil, ConocoPhillips ve Chevron henüz Beyaz Saray ile Venezuela konusunda doğrudan bir temas kurmuş değil. Bu durum, Trump’ın açıklamalarıyla çelişiyor.
Yönetimin hedefi, dünyanın en büyük petrol rezervlerine sahip, ancak üretimi son yıllarda sert düşen Venezuela’da ham petrol üretimi ve ihracatını yeniden canlandırmak.
Analistlere göre bunun başarılması için yıllar sürecek çalışmalar ve milyarlarca dolarlık yatırım gerekiyor.
Beyaz Saray, ABD petrol sektörünün Venezuela’ya yatırım yapmaya hazır olduğunu savunurken, Trump gerekirse enerji altyapısının yeniden inşası için şirketlere sübvansiyon sağlanabileceğini dile getirdi.
Buna karşın şirketler, antitröst kuralları nedeniyle ortak toplantılarda üretim ve yatırım planlarını konuşmaya mesafeli yaklaşıyor.
Sahadaki tablo karmaşık
Chevron, halihazırda Venezuela’da faaliyet gösteren tek büyük ABD’li petrol şirketi konumunda. Exxon ve ConocoPhillips ise Hugo Chavez döneminde kamulaştırılan projeler nedeniyle Venezuela ile uzun süredir hukuki ihtilaflar yaşıyor. Bu nedenle sektörde, kısa vadede Chevron dışındaki şirketlerin büyük çaplı taahhütler vermesinin zor olduğu görüşü hakim.
Trump’ın hamlesi sonrası yatırımcılar, ABD şirketlerinin Venezuela petrolüne erişiminin artabileceği beklentisiyle enerji hisselerine yöneldi.
S&P 500 enerji endeksi, Mart 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıkarken, Exxon Mobil hisseleri yüzde 2,2, Chevron hisseleri yüzde 5,1 yükseldi.