Paylaşım
in G+

TBB S&P’nin Türk Bankalarına Yönelik Açıklamalarına Tepki Gösterdi


 

Türkiye Bankalar Birliği, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P’nin Tük bankacılık sektörüne ilişkin değerlendirmesini temelsiz bularak tepki gösterdi.

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Standard & Poor’s (S&P), Türkiye’nin kredi notu ve görünümüne ilişkin düzenlenen panelde Türk bankalarının son 12 ayda finansal istikrar risklerinde artış olduğunu bildirdi.

Bu durumun bankaların varlık kalitesinde bozulmaya yol açabileceği vurgulanırken, kurumun bu açıklamalarına Türkiye Bankalar Birliği’nden (TBB) tepki geldi. TBB, S&P’nin değerlendirmesini temelsiz ve haksızlık olarak yorumladı.

TBB tarafından yapılan açıklamada, kredilerin sorunlu olduğuna yönelik S&P değerlendirmesinin büyük bir haksızlık olduğu ifade edildi.

Kredilerin sorunlu kredi olarak değerlendirilmemesi gerektiği ve sektörün aktif kalitesindeki bozulmanın yüksek olacağına ilişkin değerlendirme yapılmasının hem bankacılık, hem de reel sektör için olumsuz bir durum olduğu belirtildi.

Kurum analistlerinin Türkiye’de bankacılık sektöründe tahsili gecikmiş alacak ve sorunlu kredilere ilişkin açıklamalarda bulunduğu, ancak bunun en kötü varsayımlara dayalı senaryoların ürünü olarak görüldüğünden temelsiz olduğu dile getirildi. Türk bankacılık sektörünün reel sektör dinamizmini ve tecrübesini yansıtmayan ifadelerin yer aldığı söylendi.

2008 yılından bu yana ülkemizdeki tüm kredilerde önemli konularda değişiklik yapıldığı bildirildi.

Bankalar Birliği tarafından S&P açıklamalarına gelen tepkilerde; 2008 yılından beri uluslararası örneklerle uyumlu olan düzenleme ile Türkiye’deki kredi zararlarının muhasebeleştirilmesi, kredilerin sınıflandırılması, yeniden yapılandırılması, aktiften silinmesi ve belgelendirmesi gibi hususlarda önemli değişiklikler yapıldığı söylendi.

Bankaların kendi bünyelerinde geliştirdikleri modellerin sonucuna bağlı olarak belirlenen kredi riskinde önemli artış olduğu gerekçesiyle ikinci gruba alınan kredilerin sorunlu krediler olarak nitelendirilmemesi gerektiği ifade edildi. Bu değerlendirmenin “kredinin ilk verildiği tarihe göre kredibilitesinde kısmen azalma olabileceği” tarzında bir ifade ile yorumlanmasının çok daha doğru olacağı söylendi.

2018 yılının ekonomik açıdan oldukça zorlu geçmesine rağmen, takibe alınan kredi oranının %5 seviyesinde olduğu belirtildi.

Zorlu geçen bir dönemin ardından takibe intikal etmiş kredi oranının çok düşük olmasına rağmen, bunlara takibe atılmış ve donuk alacak kredi muamelesi yapılmasının da son derece yanlış bir tutum olduğu belirtildi.

TBB’nin tepki gösterdiği satırlar arasında; sektörün aktif kalitesindeki bozulmanın yüksek olacağına yönelik yapılan değerlendirmeler de yer aldı. Bu yorumun hem bankacılık, hem de reel sektör için büyük bir haksızlık olduğu dile getirildi. Bu nedenle gelecek döneme ilişkin yapılan tahminlerin ülkemizin gerçekliğiyle uyuşmadığı bildirildi.

Sadece uluslararası standartlara göre yapılan değerlendirmelerin, Türkiye gerçeğini yansıtmadığı söylendi.

Türk bankacılık sektörünün risk yönetim tecrübesi ve ekonomik zorluklarla baş etme mücadelesi gibi başarılarını görmezden gelerek sadece uluslararası standart hesaplamalarına göre yapılan statik bir değerlendirmenin Türkiye gerçeğini yansıtmadığı söylendi.

Bankalar Birliği tarafından yapılan açıklamada; yakın izlemeye alınan kredi müşterilerinin tamamına yakınının faaliyetlerini sürdürdüğü ve Türkiye’nin güçlü girişimcileri tarafından yönetildiği kaydedildi. Ek olarak yurt dışındaki ortakların mali yapılarında bir bozulma olsa bile Türkiye’deki şirketlerin faaliyetlerinin katma değer oluşturmaya devam ettiği ifade edildi.

Paratic Piyasalar

Doviz Yatırımı