Türkiye’nin İran savaşı kaynaklı ekonomik şoklara karşı güçlü mali tamponlara ve reform iradesine sahip olduğunu söyleyen Şimşek, arz güvenliğinin risk altında olmadığını, petrol fiyatlarındaki yükselişin enflasyon ve cari dengeye sınırlı etkilerinin mali mekanizmalarla yönetildiğini ifade etti.
Brent petrolün 85 dolar seviyesinde kalması durumunda enflasyona yüzde 3,6 – 4,4 puan, cari açığa GSYH’nın yüzde 1-1 – 1,4’ü kadar ek yük getireceğini, büyümeyi ise yüzde 0,6 – 1,5 puan aşağı çekebileceğini dile getirdi.
Kaydırmalı akaryakıt fiyatlandırma mekanizması ile fiyat artışlarının yüzde 75’inin kamu tarafından absorbe edildiğini, bütçe üzerindeki etkinin ise yüzde 0,6 ile sınırlı kaldığını paylaştı.
Türkiye’nin düşük kamu borcu, güçlü bankacılık sektörü, artan rezervleri ve azalan dış finansman ihtiyacıyla şoklara karşı daha dirençli olduğunu vurgulayan Bakan, orta ve uzun vadede savunma sanayi ihracatı, yeniden yapılanma projeleri ve yeni ticaret koridorlarıyla Türkiye’nin yatırım çekme potansiyelinin artacağını bildirdi.
Şimlek, Türkiye’nin krizi fırsata çevireceğini, dezenflasyon ve yapısal reformun öncelik olmaya devam edeceğini belirtti.