İran’daki savaşın küresel enerji piyasalarında yarattığı şokun, Bitcoin madencilerini doğrudan elektrik maliyetleri üzerinden değil, Bitcoin fiyatındaki dalgalanmalar yoluyla etkileyebileceği belirtiliyor.
Luxor Technology bünyesindeki Hashrate Index tarafından yapılan analize göre, küresel Bitcoin hashrate’inin yaklaşık yüzde 90’ı petrol fiyatlarıyla zayıf ilişkili elektrik piyasalarında faaliyet gösteriyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki sert yükselişlerin madencilik maliyetleri üzerindeki etkisinin sınırlı kalabileceği ifade ediliyor.
ABD ve İsrail’in İran’daki hedeflere yönelik saldırıları sonrası Hürmüz Boğazı’nda tanker trafiğinin aksaması, küresel petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sini etkiledi. Bu gelişmenin ardından brent petrol fiyatı varil başına 60 dolar seviyesinden 100 doların üzerine kadar yükseldi.
Ancak araştırmaya göre Bitcoin madenciliğinin büyük kısmı doğal gaz, kömür, hidroelektrik ve jeotermal gibi enerji kaynaklarına dayalı elektrik şebekelerinde yürütülüyor. Petrol fiyatlarına doğrudan bağlı elektrik piyasalarında çalışan madencilik kapasitesinin ise yalnızca yüzde 8–10 civarında olduğu tahmin ediliyor.
Analistler, bu nedenle petrol fiyatlarındaki artışın madencilik sektörünü daha çok makroekonomik etkiler ve Bitcoin fiyatı üzerinden etkileyebileceğini belirtiyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi enflasyon beklentilerini artırarak yatırımcıları daha güvenli varlıklara yöneltebilir ve bu durum Bitcoin fiyatı üzerinde baskı oluşturabilir.
Madencilerin kârlılığını ölçen “hashprice” metriği de bu durumdan etkilenebiliyor. Nitekim yılın başlarında Bitcoin fiyatındaki düşüşle birlikte hashprice tarihi düşük seviyelere gerilemişti.
Analize göre, petrol fiyatlarının 100 doların üzerine çıkması küresel piyasalarda dalgalanma yaratabilse de Bitcoin madencileri için asıl risk maliyetlerden ziyade gelir tarafında, yani Bitcoin fiyatındaki oynaklıkta yatıyor.