Küresel tahvil piyasaları Perşembe günü yeniden sert satışlarla karşı karşıya kaldı. ABD’den Fransa ve Japonya’ya kadar birçok ülkede uzun vadeli tahvil getirileri son yılların en yüksek seviyelerine çıkarken, artan borçlanma maliyetlerinin hisse senedi piyasaları üzerindeki baskısı da belirginleşti.
Küresel borçlanma maliyetleri ve varlık fiyatları açısından önemli bir gösterge olan 10 yıllık ABD Hazine tahvil faizi yüzde 5,34’e yükselerek 2002’den bu yana en yüksek seviyeye ulaştı. Tahvil getirileri, Eylül ayında da bu yüzyılın en güçlü çeyreklik yükselişlerinden birini kaydetmişti.
Tahvil faizlerindeki yükselişte enerji fiyatlarının enflasyonu artırması ve yapay zeka ile veri merkezi yatırımlarındaki güçlü büyümenin ekonomik büyüme ve faiz beklentilerini yukarı çekmesi etkili oluyor. Yüksek faizler şirketler ve konut kredisi kullanıcıları için finansman maliyetlerini artırırken, hükümetlerin faiz ödemelerini de yükseltiyor.
Fransa’da tahvil faizi yüzde 5’e yaklaştı
Fransa, yüksek borçluluk nedeniyle tahvil satışlarının en sert hissedildiği ülkelerden biri oldu. Hükümetin 2027 bütçe tasarısını parlamentoya sunduğu süreçte, kamu maliyesini iyileştirmeye yönelik tartışmalı tasarruf önlemlerinin kabul edilip edilmeyeceğine ilişkin belirsizlikler tahvil piyasasını baskıladı.
Fransa’nın 10 yıllık tahvil faizi Perşembe günü 10 baz puan artarak yüzde 4,96’ya kadar çıktı ve yüzde 5 seviyesine yaklaştı. Fransız ve Alman 10 yıllık tahvil getirileri arasındaki fark Euro Bölgesi borç krizinden bu yana en yüksek seviyelerde bulunurken, Fransa’nın temerrüde karşı sigortalanma maliyeti de 2013’ten bu yana en yüksek seviyeye çıktı.
State Street EMEA Makro Strateji Başkanı Tim Graf, Fransız tahvillerindeki satışların bütçe sürecindeki belirsizliklerden kaynaklandığını belirtti.
Tahvil satışları Avrupa ile sınırlı kalmadı. İngiltere’nin 30 yılık tahvil faizi yüzde 6’nın üzerine çıkarak 1998’den bu yana en yüksek seviyeyi gördü. Japonya’da ise tahvil getirileri, ülkede enflasyonun yeniden güçlenmesinin ardından üst üste beşinci çeyrekte çift haneli artış kaydetti.
Tahvil piyasasında rahatlama sinyali yok
Tahvil faizlerindeki yükselişin kısa vadede sona ereceğine ilişkin güçlü bir işaret bulunmuyor. State Street verilerine göre kurumsal yatırımcıların son 18 ayda uzun vadeli tahvillere yönelik ilgisi oldukça sınırlı kaldı.
Uluslararası Finans Enstitüsü’nün (IIF) tahminlerine göre gelişmiş ekonomiler son bir yılda yalnızca uluslararası piyasalarda işlem gören devlet tahvilleri için 3,3 trilyon doların üzerinde faiz ödemesi yaptı. Bu rakam, aynı dönemde küresel yapay zeka harcamaları için tahmin edilen 2,6 trilyon doların da üzerinde bulunuyor.
HSBC Asya Başekonomisti Fred Neumann, ABD enflasyonunun bir miktar yavaşlamasının tahvil piyasasındaki endişeleri gidermeye yetmediğini belirtti. Neumann’a göre merkez bankalarının enflasyon hedeflerini uzun süre tutturamamasının ardından para politikalarında daha kararlı adımlar atması gerekebilir.
Faiz artışı beklentileri güçleniyor
Tahvil piyasasındaki satışların bir diğer nedeni de ABD ve Avrupa’da faiz beklentilerinin yeniden yukarı yönlü değişmesi oldu. Piyasa katılımcıları, geçen ayki faiz artışının ardından Fed’den 2027 ortasına kadar en az üç faiz artışı daha bekliyor.
ECB’nin de bu yıl iki faiz artışı gerçekleştirmesinin ardından 2027 ortasına kadar üç adet 25 baz puanlık faiz artışı daha yapması fiyatlanıyor.
Küresel ekonomide büyümenin güçlü kalması da merkez bankalarının faizleri yüksek tutabileceği beklentisini destekliyor. Avrupa ve Asya’da imalat aktivitesinin geçen ay genişlemesi, sıkı para politikasının ekonomik büyüme üzerindeki etkisine ilişkin endişeleri şimdilik sınırladı.
Julius Baer Sabit Getirili Menkul Kıymetler Analisti Afonso Borges, güçlü büyümenin ekonominin daha yüksek faiz oranlarını daha uzun süre taşıyabileceği düşüncesini güçlendirdiğini söyledi.
Satış dalgası borsalara sıçrıyor
Tahvil piyasasındaki hareketin hisse senetlerine etkisi ise giderek daha fazla hissediliyor. Avrupa’nın gösterge STOXX 600 endeksi Haziran’dan bu yana en düşük seviyeyi görürken, Avrupa bankacılık hisseleri yüzde 3’e varan düşüş yaşadı.
Kredi piyasasında da risk iştahının zayıfladığına ilişkin sinyaller geldi. Riskli şirketlerin temerrütlerine karşı koruma sağlayan yüksek getirili tahvil kredi temerrüt takası endeksi, Nisan başından bu yana en yüksek seviyesine çıktı.
Barrenjoey Baş Faiz Stratejisti Andrew Lilley, tahvil getirilerindeki yükselişin diğer varlık sınıflarında da değer kayıplarına yol açmasının beklendiğini belirterek, piyasalardaki baskının hisse ve diğer varlıklara doğru yayılabileceğine dikkat çekti.