ABD’nin İran savaşını başlatan taraf olduğu ancak ekonomik ve güvenlik maliyetinin Körfez ülkelerine yüklendiği yönündeki değerlendirmeler bölgede rahatsızlık yaratıyor.
Bölge kaynakları, İran’ın saldırıları nedeniyle havaalanları, limanlar, petrol tesisleri ve turizm altyapısının zarar gördüğünü belirtiyor.
Yetkililer, Körfez ülkelerinin çatışmayı istemediğini ancak buna rağmen ekonomik kayıp ve güvenlik riskleriyle karşı karşıya kaldığını ifade ediyor. İran’ın füze ve İHA saldırıları bölgedeki iş ortamını zayıflatırken, Hürmüz Boğazı’ndaki kesintiler petrol ve gaz sevkiyatını tehdit ediyor.
Savaşın başlamasından bu yana hava sahalarının kapanması on binlerce uçuşun iptal edilmesine yol açarken, turizm gelirleri de baskı altında kaldı. Enerji akışının aksama riskinin ise küresel petrol piyasaları için büyük tehlike oluşturduğu belirtiliyor.
Analistler, savaşın Körfez ülkelerinin ABD’ye güvenlik bağımlılığını sorgulamasına neden olduğunu ve bölgenin gelecekte daha dengeli bir dış politika izleyerek farklı güvenlik ortaklıkları arayabileceğini söylüyor.
Uzmanlara göre Washington’un savaş sürecinde müttefikleriyle yeterince koordinasyon kurmaması, bölgede uzun süredir devam eden güvenlik anlaşmalarının yeniden değerlendirilmesin yol açabilir.