Paratic İçerik Arama
Yatırım yapmaya başla!

KOBİ’lerdeki Ahlaki Sorunlar Büyük Ölçeklilerden Daha Fazla

Türkiye İş Ahlakı Araştırması 2018 sonuçlarına göre KOBİ’lerde yaşanan iş ahlakına yönelik sorunlar büyük ölçeklilere göre daha fazla olurken, yalan söylemek başı çekiyor.

İstanbul Ticaret Odası, Türkiye İş Ahlakı Araştırması 2018 sonuçlarını açıkladı. Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) tarafından yapılan ve Nesiller Boyu İş Ahlakı sloganıyla hazırlanan rapor sonuçları, Rekabet Kurumu Başkanı Ömer Torlak tarafından paylaşıldı.

Torlak, işverenler ve çalışanlar üzerinde yapılan araştırmaların etik ilkeler, ahlaki felsefe ve güncel sorunlarla ilgili olduğunu ve en çok karşılaşılan problemin yalan söyleme olduğunu belirtti.

Araştırma kapsamında yer alan katılımcılar idealist, ben merkezci ve adaletçi olarak üç sınıfta toplandı.

Cevap verenlerin bu üç yaklaşımda toplandığını söyleyen Torlak, en sık rastlanan sorunları yalan söylemek, aynı ürünü farklı fiyatlardan satmaya çalışmak, aldatıcı reklam ve verilen sözlerin tutulmaması olarak sıraladı.

Özellikle de KOBİ’lerde yaşanan iş ahlakı ile ilgili sorunların büyük ölçekli işletmelere göre çok daha fazla olduğuna dikkat çekti. İş dünyasının rekabetçi ve yıpratıcı bir piyasa olduğunu dile getiren Torlak, firmaların ayakta durmak için yaptığı hataları meşrulaştırma eğiliminde olduklarını sözlerine ekledi.

Çalışanlar arasında yapılan araştırmaya göre de en çok yaşanan sorun yalan söylemek oldu.

İşe geç gelme, işin hakkını vermeme, kaytarma, hırsızlık ve rüşvet alma gibi sorunlar da çalışanlar tarafında yaşanan ve iş ahlakına uymayan problemler olarak kaydedildi. Y kuşağının (1982-2000 doğumlular), X kuşağına göre (1965-1980 doğumlular) daha fazla sorun çıkardığını söyleyen Torlak, yaşlı kesimin bazı kuralları kabullenmiş olabileceğini dile getirdi.

Yalan söyleme ve sözünde durmama yöneticiler tarafında da en sık yaşanan sorunlar arasında ilk sırada yer aldı. KOBİ’lerdeki iş ahlakına uymayan davranışların özelikle ekonomide olumsuz konjonktürlerin yaşandığı dönemlerde daha fazla görüldüğünü belirten Torlak, çarpık rekabet anlayışının 2008 yılındaki seviyelere geldiğini dile getirdi.

Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş, Türkiye’de sürekliliği sağlamanın hiç kolay olmadığını söyledi.

Yapılan çalışmanın teorik bakımdan güçlü bir kurguya sahip olduğunu anlatan Erdoğmuş, KOBİ’lerin faaliyetlerindeki psikolojik sermaye kavramının önemine değindi. İyimserliğin ve umudun azaldığı yerde psikolojik sermayenin düştüğünü belirten Erdoğmuş sözlerine; “Psikolojik sermaye düşünce de direnme gücü zayıflamaya başlıyor. Biraz sanki psikolojik sermaye düştü gibi görünüyor.” şeklinde devam etti.

İstanbul Şehir Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Erkan Erdemir ise kriz zamanlarında kurumsallaşmış firmaların daha az etkilendiğini ve ahlaki meselelerde aynı durumun söz konusu olduğunu ifade etti.

İTO Başkan Yardımcısı İsrafil Kuralay iktisadi çıkarlarla ahlaki ilkelerin ayrıştığı bir dönemi yaşadığımızı belirtti.

Ekonomiye ve ticarete insanlık penceresinden bakma çabasının bir inisiyatif değil gereklilik olduğunu ifade eden Kuralay, bugünün iktisadi şartlarında ülkelerin zenginlik ölçüsünün para birimleriyle ölçüldüğünü, oysaki asıl zenginliğin kalpleri kazanmak olduğu söyledi.

Kuralay dünyayı daha yaşanabilir kılmanın küresel ölçekte daha adil, ticarette serbestlik ve bireysel zenginliğe sahip çıkan bir ekonomi sistemi kurmaya bağlı olduğunu söyledi. Böyle bir ortamı inşa etmenin sadece ekonomiye değil aynı zamanda refah ve mutluluğa da katkı sağlayacağını sözlerine ekledi.


Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın.

Doviz Yatırımı Doviz Yatırımı
#Girişimcilik kategorisini keşfet

Daha fazla içerik yükle



Size daha iyi hizmet verebilmek için Yasal Mevzuat çerçevesinde, veri politikalarımızda belirtilen amaçlarla sınırlı olmak üzere çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi ve izin iptali ile ilgili olarak Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.
Ayrıntılar
Onaylıyorum