Trump’ın ikinci başkanlık döneminin ikinci yıla girerken jeopolitik ve ticaret kaynaklı belirsizlikler yeniden piyasalara damgasını vurdu. ABD’nin Grönland’ı kontrol altına alma hedefiyle Avrupa’yı tarifelerle tehdit etmesi, Batı’nın onlarca yıldır süren siyasi ve askeri ittifakını zedeleyebilecek bir kriz olarak görülüyor.
Salı günü riskten kaçış dalgası belirginleşti: Küresel volatilite göstergeleri yükselirken, ABD hisseler, uzun vadeli Hazine tahvilleri ve dolar eş zamanlı değer kabetti.
Bu tablo, geçen yıl Nisan ayında Trump’ın Liberation Day tarifeleri sonrası gündeme gelen “Amerika’yı Sat” (Sell America) işlemlerini yeniden hatırlattı.
Yatırımcılar, önceki dönemlerde sert düşüşlerin hızla alım fırsatına dönüştüğüne alışmıştı. Ancka bu kez tablo farklı. Uzmanlara göre, piyasalar Trump’ın tehditlerini ciddiye alıyor ve dipten alım iştahı belirgin biçimde zayıflamış durumda.
Öte yandan ABD borsaları hâlâ yüksek değerlemelerle işlem görüyor. S&P 500’ün Salı günü yüzde 2,1 düşmesi, son üç ayın en sert günlük kaybı olurken, “her şeyin mükemmele yakın fiyatlandığı” bir ortamda jeopolitik şokların etkisinin daha yıkıcı olabileceği yorumları yapılıyor.
Buna karşın birçok yatırımcı ABD piyasalarından tamamen vazgeçmiş değil. Güçlü şirket kârlılıkları ana destek unsuru olarak görülüyor. Beklentilere göre S&P 500 şirketlerinin kârları 2025’te yüzde 13’ün, 2026’da yüzde 15’in üzerinde artış gösterebilir.
Asıl risk ise yabancı sermaye akımlarında. ABD varlıklarına yönelik küresel talebin zayıflaması, getirileri baskılayabilecek önemli bir faktör olarak öne çıkıyor.
Piyasaların bir diğer dayanağı ise TACO beklentisi: Wall Street’te “Trump Always Chickens Out” (Trump her zaman geri adım atar) şeklinde özetlenen bu görüşe göre, Trump sert çıkışlarının ardından pazarlıkla geri adım atabilir. Bu ihtimal, yatırımcıların panik satışından kaçınmasında etkili oluyor.
Şimdilik piyasalarda genel hava bekle-gör yönünde. Ancak Grönland krizi derinleşir ve tarife restleşmesi kalıcı hale gelirse yatırımcılar için daha sert ve uzun soluklu bir dalgalanma dönemi gündeme gelebilir.