Japonya’nın yen üzerindeki baskıyı azaltmak amacıyla ABD ile gerçekleştirdiği son hamle, eski Japonya Maliye Bakanlığı döviz yetkilisi Naoyuki Shinohara’ya göre Asya finansal krizinin izlerini taşıyor.
Shinohara, Washington’ın Tokyo’ya gelecekteki müdahaleleri finanse etmek için ABD Hazine tahvilleri satmak yerine dolar swap hatlarını kullanmasını önermesinin, 1990’lı yıllardaki gelişmeleri hatırlattığını söyledi.
1990’ların sonundaki Asya krizinde dolar likiditesine erişim kritik önem taşırken, ABD, Japonya ve IMF Tayland’ın döviz rezervlerini güçlendirmek amacıyla ülkeye dolar finansmanı sağlamıştı. Shinohara, Japonya’nın bugün Tayland’ın o dönemdeki durumundan çok uzak olduğunu ancak dinamiklerin benzerlik taşıdığını ifade etti.
Müdahale alışılmışın dışında
Shinohara, 31 Temmuz’daki Japonya-ABD ortak yen müdahalesinin geleneksel koordineli müdahalelerden de ayrıştığını belirtti. Geçmişte bu tür operasyonların büyük ekonomilerin ortak değerlendirmeleri ve G7 açıklamalarıyla desteklendiğini hatırlatan Shinohara, bu kez benzer bir sürecin yaşandığına dair işaret bulunmadığını söyledi.
ABD’nin müdahaleye katılımını ise daha çok sembolik bir mesaj olarak değerlendiren Shinohara, Washington’ın Tokyo’ya daha hızlı politika adımları ve daha yüksek faiz konusunda baskı yaptığı görüşünü dile getirdi.
Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) politika faizini yüzde 1 seviyesinden mümkün olduğunca hızlı şekilde yaklaşık yüzde 1,5’e çıkarması gerektiğini belirten Shinohara, bir veya iki faiz artışının tek başına yeni düşüş trendini tersine çevirmeye yetmeyebileceğini söyledi.
Shinohara’ya göre ABD ekonomisindeki yavaşlama veya Orta Doğu’daki gerilimin azalması da petrol ithalat maliyetlerini düşürerek yene destek sağlayabilir.
Shinohara, Japonya açısından asıl kaçınılması gereken durumun yenin hızlı değer kaybetmesi olduğunu vurguladı.