İran, ülkede haftalardır süren ve rejimi zorlayan protestoların gölgesinde ABD ile iletişim kanallarının açık olduğunu duyurdu. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi ile ABD’nin Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff arasında mesaj trafiğinin sürdüğünü, ayrıca İsviçre üzerinden yürütülen geleneksel arabuluculuk kanalının da aktif olduğunu söyledi.
ABD Başkanı Donald Trump, hafta sonu yaptığığ açıklamada İranlı yetkililerle görüşme ihtimalinin bulunduğunu, ancak protestoculara yönelik şiddetin devam etmesi halinde askeri adımların da gündeme gelebileceğini vurguladı.
Trump ayrıca İran’daki muhalefetle temas halinde olduğunu ifade ediyor.
ABD merkezli insan hakları örgütü HRANA, protestoların başlamasından bu yana en az 490 gösterici ve 48 güvenlik görevlisinin hayatını kaybettiğini, 10 binden fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
İran yönetimi ise resmi bir can kaybı açıklaması yapmadı. Ülkede perşembe gününden bu yana süren internet kesintisi bilgi akışını zorlaştırıyor.
Trump, İran’ın nükleer programı konusunda da müzakere çağrısı yaptığını belirtirken, Beyaz Saray kaynakları Başkan’ın üst düzey danışmanlarıyla İran’a yönelik olası adımları değerlendireceğini aktardı. Seçenekler arasında askeri müdahale, siber saldırılar, yaptırımların genişletilmesi ve muhaliflere dijital destek yer alıyor.
İran Meclis Başkanı Mohammed Baqer Qalibaf ise ABD’ye sert uyarıda bulunarak, herhangi bir saldırı durumunda İsrail’in yanı sıra ABD üsleri ve gemilerinin hedef alınacağını söyledi.
Dışişleri Bakanı Arakçi ise “ülkenin savaşa hazır olduğunu, ancak diyaloğa da açık kaldığını” ifade etti ve ülkedeki durumun tam kontrol altında olduğunu savundu.
Ekonomik krizle başlayan protestoların zamanla rejim karşıtı sloganlara dönüşmesi, 1979 İslam Devrimi’nden bu yana en ciddi meydan okumalardan biri olarak görülüyor.
Uzmanlar, protestoların kısa vadede yönetimi devirmesinin zor olduğunu, ancak İran yönetiminin bu süreçten daha zayıflamış bir şekilde çıkabileceğini belirtiyor.