İran ile ABD, Umman’ın başkenti Maskat’ta yüksek riskli görüşmelere başladı. Taraflar diplomasiyi canlandırmaya açık olduklarını söylese de gündemin genişletilmesi konusundaki anlaşmazlık süreci kırılgan kılıyor.
Washington, nükleer dosyanın yanı sıra balistik füzeler, bölgesel silahlı gruplara destek ve insan hakları başlıklarını masaya taşımak isterken; Tahran, görüşmelerin yalnızca nükleer meseleyle sınırlı kalmasında ısrarcı.
İranlı yetkililer, CENTCOM veya bölgesel askeri aktörlerin sürece dahil edilmesinin görüşmeleri sabote edebileceğini savunuyor. Tahrah, Dışişleri Bakanı Abbas Araqchi ile ABD Ortadoğu Temsilcisi Steve Witkoff’un sadece nükleer başlığı ele almasını istiyor.
Bu arada ABD donanmasının bölgedeki yığınağı ve Başkan Donald Trump’ın “anlaşma olmazsa kötü şeyler olur” uyarıları tansiyonu artırıyor.
İran, füze programını kırmızı çizgi ilan ederek savunma kapasitesinin müzakere konusu olmadığını yinelerken, buna karşın zenginleştirme konusunda esneklik sinyali verdi. Yüksek zenginleştirilmiş uranyumun devri ve konsorsiyum altında sıfır zenginleştirme gibi seçenekler gündemde.
Tahran ayrıca yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.
Batılı ülkeler ve İsrail, İran’ı nükleer silah kapasitesi peşinde olmakla suçlarken; Tahran programın barışçıl olduğunu savunuyor.
Moskova ise müzakerelerin gerilimi düşürmesini umduğunu belirterek taraflara itidal çağrısı yaptı. Görüşmelerin başarısızlığı, Ortadoğu’da yeni bir çatışma riskini yeniden gündeme getirebilir.