Küresel enerji arz güvenliğinin kilit noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı, artan jeopolitik risklerle birlikte yeniden mercek altına alındı. ING Research, bölgedeki olası bir çatışmanın enerji akışlarını nasıl sekteye uğratabileceğine dair çarpıcı senaryolar paylaştı. Analistler, yaşanacak herhangi bir aksaklığın sadece bölgesel değil, küresel ölçekte enerji fiyatlarını tetikleyebileceği konusunda uyarıyor.
İyimser senaryoda, boğazda dört hafta sürecek kısmi bir aksama öngörülüyor. İlk iki hafta trafiğe tamamen kapanacak boğazda, takip eden iki hafta boyunca kapasitenin yarı yarıya düşmesi bekleniyor.
Bu durumda piyasadan çekilecek petrol miktarı 315 milyon varil, doğalgaz miktarı ise 6,4 milyar metreküp olarak hesaplanıyor. Fiyatların bu senaryoda nispeten sakin kalması; Brent petrolün yılın ilk yarısında 70-72 dolar bandında, Avrupa doğalgaz referansı TTF’nin ise 31-37 euro/MWh seviyesinde seyretmesi bekleniyor.
Daha gerilimli bir senaryoda ise krizin üç aya yayılması masaya yatırılıyor. İlk ay tam kapasite kapanma, ikinci ay yüzde 50, üçüncü ay ise yüzde 25 oranında bir daralma yaşanması halinde kayıplar katlanıyor.
Toplamda 806 milyon varil petrol ve 16,5 milyar metreküp doğalgaz arzının piyasaya ulaşamayacağı belirtilirken, bunun fiyatlara yansıması da kaçınılmaz olacak. Rapora göre bu senaryoda Brent petrolün fiyatı ikinci çeyrekte 89 dolara kadar fırlarken, TTF doğalgaz fiyatının 47 euro/MWh’yi bulması bekleniyor.
En karamsar tablo ise Hürmüz Boğazı’nın üç ay boyunca tamamen ulaşıma kapanmasını içeriyor. Bu senaryo, küresel petrol piyasasında adeta bir deprem etkisi yaratabilir. Yaklaşık 1,38 milyar varil petrol ve 28 milyar metreküp doğalgaz arzının buharlaşacağı öngörülürken, fiyatların da tavan yapması bekleniyor.
ING analistleri, böyle bir durumda Brent petrolün varil fiyatının ikinci çeyrekte 110 dolara dayanabileceğini, üçüncü çeyrekte ise 102 dolar seviyesinde dengelenebileceğini ifade ediyor. Doğalgaz cephesinde ise TTF fiyatlarının 65 euro/MWh ile rekor seviyelere yaklaşması bekleniyor.