ING’den Bert Colijn, Euro Bölgesi’nde kompozit PMI’nın 50,0’dan 51,9’a yükselmesinin ekonomi açısından olumlu bir sinyal verdiğini, ancak Orta Doğu’da yeniden tırmanan çatışmaların bu iyimserliğin kalıcılığına ilişkin soru işaretleri yarattığını değerlendirdi.
ING’ye göre Haziran ayı PMI verisi ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat öncesinde derlendiği için anlaşmanın yarattığı iyimserliği yansıtmıyordu. Temmuz verisindeki yükseliş ise bu olumlu havanın ekonomik güvene yansıdığını gösterdi.
Ekonomist, yalnızca güven endekslerinin değil, üretimin de güçlendiğine dikkat çekerek hem imalat hem de hizmet sektörlerinde ivmelenme yaşandığını, yeni siparişlerin arttığını ve istihdamda sınırlı da olsa büyümenin sürdüğünü ifade etti. Ayrıca girdi maliyetleri ile satış fiyatlarındaki artış hızının da ilkbahardaki zirvenin ardından yavaşlamaya devam ettiğini belirtti.
Bununla birlikte ING, Orta Doğu’da yeniden tırmanan gerilimin ekonomik görünümü önemli ölçüde değiştirdiğine işaret etti. Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın son değerlendirmelerine atıfta bulunan ekonomist, bölgenin yeniden aşağı yönlü büyüme riskleri ve yukarı yönlü enflasyon riskleriyle karşı karşıya kaldığını vurguladı.
ING analizinde, Temmuz PMI verisinin tek başına güçlü bir toparlanma sinyali vermesine rağmen artan jeopolitik belirsizlik nedeniyle bu görünümün fazla iyimser olabileceği ifade edildi.
Kuruma göre yaz aylarında Euro Bölgesi ekonomisi üzerinde yeniden ortaya çıkan belirsizliklerin etkisiyle büyümenin zayıfladığı, enflasyon baskılarının ise sürdüğü ılımlı stagflasyonist bir görünüm öne çıkabilir.