Yatırım yapmaya başla!

IMF Nedir? Kaynakları, Görevleri ve Hakkında Merak Edilenler

Birleşmiş Milletler sisteminde yer alan IMF’nin Türkçe karşılığı Uluslararası Para Fonu’dur. Küresel ekonomide istikrarı sağlamaya çalışan kurum hakkında detaylar aşağıdadır;
IMF Nedir? Kaynakları, Görevleri ve Hakkında Merak Edilenler

Açılımı International Monetary Fund olan IMF ile haberler başta olmak üzere birçok alanda karşılaşılmaktadır.

Uluslararası Para Fonu; ne iş yaptığı, görevleri, kuruluş amacı gibi yönleriyle merak edilmektedir. Gerekli şartları sağlamaları durumunda ihtiyacı olan ülkelere borç verdiği bilinen organizasyonun Türkiye ile ilişkisi de merak edilenler arasındadır.

189 üye ülkeye sahip uluslararası örgüt hakkında bilinmesi gerekenler aşağıdaki başlıklarda detaylıca ele alınmıştır.

Navigasyon

IMF (Uluslararası Para Fonu) Nedir?

IMF (Uluslararası Para Fonu) Nedir?Görev alanı geniş olan örgüte ilişkin birçok farklı tanım varken IMF halk arasında ekonomik sıkıntı çeken ülkelerin borç aldığı uluslararası banka olarak bilinir.

Zaten Uluslararası Para Fonu’nun aldığı kararlar tüm dünyadaki insanları etkilemektedir. 189 üye ülkeye sahip uluslararası kurum, küresel ekonomiyi istikrara kavuşturmak için bu ülkelerle birlikte çalışmaktadır.

Herhangi bir ülke, birkaç gereksinimi karşıladığı sürece kuruma katılmak için başvurabilir. Gereksinimlere ekonomisi hakkında bilgi vermesi ve kota aboneliği adı verilen bir miktar para ödemesi dahildir.

IMF Kota

Kota gibi konular, organizasyonun en üst düzey karar alma organı konumundaki Guvernörler Kurulu tarafından yapılan yıllık toplantılarda belirlenir.

Kendi tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynağı olup; merkezi ABD’de bulunmaktadır. 150 ülkeden yaklaşık 2.700 personeli vardır. En büyük borçlu ülkeler Arjantin, Ukrayna, Yunanistan, Mısır olarak belirtilirken, üye ülkelere kullandırabileceği toplam finansman miktarı 1 trilyon dolardır.

Üye ülkelere mali yardım ve tavsiye sağlayan uluslararası kuruluş, dünya çapında finansal piyasaların yaratılması ve gelişmekte olan ülkelerin büyümesiyle tamamlayıcı kalıcı bir kurum haline gelmiştir.

IMF Ne Yapar?

Ekonomiyi izlemek ve desteklemek için üç ana şey yapar. Bunlar:

IMF Ne Yapar?

Ülkeler arasında uluslararası ödemelerin yapıldığı sistem olan uluslararası para sisteminin oluşturulmasından ve bakımından sorumludur. Yatırımları ve dengeli küresel ekonomik ticareti teşvik etmek amacıyla döviz işlemleri için sistematik bir mekanizma sağlamaya çalışır.

Bu hedeflere ulaşmak için de bir ülkenin döviz kurunu ve hükümetinin bütçesini, parasını ve kredi yönetimini etkileyen makroekonomik politikalarına odaklanıp tavsiyelerde bulunur.

Aynı zamanda makroekonomi içinde işgücü piyasası ve istihdamla ilgili yapısal politikaların yanı sıra bir ülkenin finans sektörünü ve düzenleyici politikalarını değerlendirir.

Bir fon olarak, ödeme tutarsızlıklarını dengelemekte düzeltmeye ihtiyaç duyan ülkelere mali yardım sunabilir. Kardeş örgütü Dünya Bankası ile dünyadaki en büyük kamu fon sağlayıcısıdır. İlaveten ikisi de Birleşmiş Milletler sisteminde yer alan kuruluşlardır.

IMF’nin Kuruluşu ve Amacı

IMF’nin Kuruluşu ve AmacıToplantıya katılan 44 ülke uluslararası ekonomik işbirliği için bir çerçeve oluşturmayı ve 1930’larda yaşanan Büyük Buhran’a katkıda bulunan rekabetçi kur devalüasyonlarının tekrarlamasını önlemeyi amaçlamıştır.

Resmi olarak ortaya çıkışı ise Aralık 1945’te 29 Üyesi tarafından Anlaşma Maddeleri’nin imzalanmasıyla olmuştur. Ancak filli faaliyetlerine kuruluş fikrinden 3 yıl sonra, 1 Mart 1947’de başlamıştır.

Detaylara bakıldığında ise 20. yüzyılın ilk yarısına Avrupa’da muazzam fiziksel-ekonomik yıkıma neden olan iki dünya savaşı ve hem Avrupa hem de Amerika Birleşik Devletleri’nde ekonomik yıkıma neden olan Büyük Buhran’ın damga vurduğu görülmektedir.

Temel amaçlarını şu şekilde açıklamaktadır:

IMF’nin Kuruluşu ve Amacı

Yaşananlar; para birimlerini tamamen altınla desteklemeden döviz kurlarını dengelemek, ödemeler dengesi açıklarının sıklığını-şiddetini azaltmak, rekabetçi devalüasyonlar ve döviz kısıtlamaları gibi yıkıcı merkantilist ticaret politikalarını ortadan kaldırmak için yeni bir uluslararası para sistemi yaratma arzusunu artırdı.

Çok taraflı tartışmalar Temmuz 1944’te Bretton Woods, New Hampshire, ABD’de Birleşmiş Milletler Para ve Finans Konferansı’nın düzenlenmesine yol açtı.

44 ülkeyi temsil eden delegeler, yeni uluslararası para sistemini denetleyecek önerilen bir Uluslararası Para Fonu için sözleşme maddelerini hazırladılar.

Bretton Woodss Kurucuları

Sözleşme Maddeleri 29 ülke tarafından onaylandıktan sonra 27 Aralık 1945‘te yürürlüğe girdi.

Fonun guvernör kurulu ertesi yıl ABD Savannah’ta yönetmeliği kabul etmek ve ilk icra direktörlerini seçmek üzere toplandı. Guvernörler, kurumun kalıcı merkezinin 12 icra direktörünün ilk olarak Mayıs 1946’da toplandığı Washington, D.C.’de olmasına karar verdi. Mali faaliyetleri ertesi yıl başladı.

IMF’nin Görevleri

IMF’nin GörevleriGözetim: Bir ülke IMF’ye katıldığında, ekonomik ve finansal politikalarını uluslararası toplumun incelemesine tabi tutmayı kabul eder.

Organizasyonun ekonomileri düzenli olarak izlemesi ve bununla ilişkili politika tavsiyesi sağlanması, finansal veya ekonomik istikrarsızlığa neden olan veya bunlara yol açabilecek zayıflıkları tespit etmeyi amaçlamaktadır. Bu sürece gözetim denir. Ülke, bölge ve küresel gözetim yapmaktadır.

Teknik Yardım: Merkez bankacılığı, para ve döviz kuru politikası, vergi politikası-idaresi ve resmi istatistikler gibi çeşitli alanlarda teknik yardım ve eğitim sağlayarak üye ülkelerle uzmanlığını paylaşmaktadır.

Son yıllarda teknik yardımının etkisini artırmak için iddialı bir reform çabası başlatmıştır. Reformlar daha iyi önceliklendirme, gelişmiş performans ölçümü, daha şeffaf maliyetlendirme ve bağışçılarla daha güçlü ortaklıkların üzerini çizmektedir.

Borç Verme: Uluslararası faturalarını ödemekte zorlanan bir ülke, kuruluşun korumak için yaratıldığı uluslararası finansal sistemin istikrarı için potansiyel problemler teşkil etmektedir.

Kredileri de üye ülkelerin ödemeler dengesi sorunları ile başa çıkmalarına, ekonomilerini dengelemelerine ve sürdürülebilir ekonomik büyümeyi yeniden sağlamalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.

Görevleri kapsamı 2012 yılında düzenlenmiştir. Buna göre ekonomik istikrara tehlike yaratan her türlü makroekonomik risk ve finans piyasaları kurumun takibindedir.

IMF’nin Değişen Rolü

IMF'nin Değişen RolüRolü 2008 küresel mali krizinin başlamasından sonra artmıştır. Aslında kurumun bir gözetim raporu ekonomik kriz hakkında uyarı yapsa da dünya liderleri tarafından umursanmamıştır. Ancak liderlerin umursamazlığı pişmanlıkla sonuçlanmıştır.

Sonuç olarak, organizasyona küresel ekonomik gözetim yapması için daha çok başvurulmuştur. Nitekim konumu itibariyle bu görev için en iyi seçenektir. Çünkü üyelerin ekonomi politikalarını, kuruluşun incelemesine tabi tutmasını gerektirir. Üyeler ayrıca fiyatları sabit tutan politikalar da taahhüt ederler.

Haksız rekabet avantajı için döviz kurlarını değiştirmekten kaçınmayı kabul ederler. Mesela 2010 Euro Bölgesi krizi, IMF’yi Yunanistan’ı kurtarmak için kısa vadeli krediler sağlamaya teşvik etmiştir. Böylece kurum küresel bir ekonomik krizi engellenme rolü üstlenmiştir.

IMF’nin Organları

IMF’nin OrganlarıGuvernörler Kurulu yılda iki kez toplanır ve kurallar, yönetim şekli gibi konularda karar alır. Her üye ülke için kurul, bir guvernörden ve bir yedek guvernörden oluşur. Guvernör üye ülke tarafından atanır ve genellikle maliye bakanı veya merkez bankası başkanı olur.

Guvernörler Kurulu ayrıca belirlenen yönetimden sorumlu İcra Direktörleri’ni seçmektedir. İcra Direktörleri Kurulu 24 kişiden oluşur.

Bunların 5’i atamayla (ABD, Japonya, Almanya, Fransa ve İngiltere) 3’ü tek başına seçimle (Çin, Rusya ve Suudi Arabistan) 16’sı da geri kalan 180 ülkenin oluşturduğu grupların kendi aralarında yapacağı seçimle belirlenir.

IMF kurulu

Başkanı kurum personelinin yöneticisi ve İcra Direktörleri Kurulu’nun başkanıdır. Dört yardımcısı olan başkan, kurula liderlik etmektedir. Kurul tarafından uzatılabilir beş yıllık süre için atanır ve 140’tan fazla ülkeden yaklaşık 2.700 çalışandan oluşan fonun personelini denetler. Amerikan değil genellikle Avrupalı olur.

2011 yılında başkanlığa atanan Christine Lagarde, bu pozisyondaki ilk kadın olarak tarihe geçmiştir.

2016’da yeniden başkanlığa seçilerek güven tazelemiştir. Eylül 2019’da ise başkanlık koltuğuna Bulgar ekonomist Kristalina Georgieva oturmuştur.

IMF’nin Kaynakları

IMF’nin KaynaklarıÜye ülkelerin, ekonomik güçlerini yansıtacak bir formülle hesaplanan kota yükümlülüklerini kuruma taahhüt etmeleri ve belirli bir miktarını yatırmaları gerekmektedir. Temel kaynağı da işte bu kotalar oluşturmaktadır.

Organizasyon; toplam kota düzeyinin yeterliliğini ve üyeler arasındaki dağılımını değerlendirmek amacıyla düzenli olarak genel gözden geçirmeler yapmaktadır. Son gözden geçirme 2010’da tamamlanmış ve kota artışları 2016’da yürürlüğe girmiştir.

Kota kaynakları 477 milyar SDR ile iki katına çıkartılmıştır. SDR ya da özel çekme hakları hem bir rezerv türü hem de IMF’nin hesap birimidir. Dolar, Euro, Yuan, Yen ve Pound Sterlin’in belirli ağırlıklarda bir sepette toplanmasıyla oluşturulur.

Zaman zaman borçlanma yoluna giden kuruluş, zengin üye ülkelerin merkez bankalarına başvurur. Diğer taraftan kota sisteminin önemi üç alanda ortaya çıkmaktadır. Bunlar;

IMF Kaynakları

Sonuçta kota abonelikleri, finansal kaynaklarının merkezi bir bileşenidir. Bununla birlikte altın, birçok ülkenin rezerv işletmelerinde önemli bir varlık olmaya devam etmektedir ve kuruluş hala dünyanın en büyük resmi altın sahiplerinden biridir.

Üye ülkelerin kota abonelikleri ana finansman kaynağı olmakla birlikte kurum, üyelerin ihtiyaçlarını karşılayamayacağına inanıyorsa, kota kaynaklarını borçlanma yoluyla destekleyebilir.

IMF ve Türkiye

IMF ve TürkiyeBu grupta oy oranlarına bakılarak İcra direktörü ve icra direktör vekili görevleri Türkiye ile Avusturya arasında dönüşümlü olarak değişmektedir.

Türkiye IMF’ye 1947 yılında üye olmuş ve ilk stand-by anlaşmasını 1 Ocak 1961’de 12 aylık olarak imzalamıştır.

İlk uzun süreli anlaşma (36 ay) 1980 yılının Haziran ayında Süleyman Demirel hükümeti tarafından imzalanmıştır. 1984’ten 1994’e kadar bir stand-by anlaşması yapılmazken 2001’deki anlaşmalarla ilişkiler yeniden hareketlenmiştir.

2005 yılında yapılan 3 yıllık anlaşmadan sonra 2008’de kurumla stand-by anlaşması imzalamama kararı alınmıştır. Türkiye son borcunun taksitini 14 Mayıs 2013’te ödemiştir.

Bugüne kadar Türkiye’ye 19 stand by düzenlemesi eşliğinde toplam 56,9 milyar dolar destek vermiş ve Türkiye bu toplamın 49,6 milyar dolarlık bölümünü kullanmıştır.

IMF’nin Faydaları

IMF’nin FaydalarıBununla birlikte bir ülke, ekonomisinde ani bir şok veya zayıf makroekonomik planlama nedeniyle ekonomik bir krizle karşılaşıyorsa finansal yardım isteyebilir.

Mali kriz, ülkenin para biriminde ciddi devalüasyona veya dış rezervlerinin önemli ölçüde tükenmesine yol açar. IMF’nin yardımı karşılığında ülkenin Yapısal Uyum Politikaları olarak bilinen bir ekonomik reform programına girmesi beklenir.

Para ödünç verebileceği daha geniş çapta uygulanan üç uygulaması vardır. Bunlar; stand-by anlaşması, EFF ve PRGF’dir. Aynı zamanda Asya’daki 1997 mali krizi sırasında Kore için yaptığı gibi çökmüş ekonomilere acil durum fonları da sunmaktadır.

IMF Fayda

Acil durum fonları, doğal afetler sonucu ekonomik kriz yaşayan ülkelere de verilebilmektedir. Tüm olanakları, bir ülke içinde sürdürülebilir kalkınma yaratmayı ve yerel halk tarafından kabul edilecek politikalar oluşturmayı amaçlamaktadır. Ancak bir yardım kuruluşu değildir.

Bu nedenle tüm krediler ülkelerin Yapısal Uyum Programları’nı uygulamaları ve ödünç aldıkları şeyi geri ödemeyi öncelik haline getirmeleri koşuluyla verilir. Şu anda, programları kapsamındaki tüm ülkeler gelişmekte olan ve geçiş ekonomilerinden oluşmaktadır.

IMF’ye Yönelik Eleştiriler

IMF’ye Yönelik EleştirilerÇünkü ülkeler ihtiyaçları olduğunda IMF’nin kurtarma paketi vereceğinin farkındadır. Bu güvenlik ağı, gerekli reformları geciktirmekte ve uzun vadeli bağımlılık yaratmaktadır.

Muhalifler ayrıca organizasyonun kötü kredileri olan uluslararası bankacıları kurtardığını ve böylece onları daha riskli uluslararası yatırımları onaylamaya teşvik ettiğini savunmaktadır.

Şartlılık ilkesi de tartışılan kurumun politika reçetelerinin her ülkenin kendine özgü koşullarına uygun şekilde tasarlanmayan tek tip çözümler ürettiği söylenmektedir. Bu standart, ekonomik büyümeyi azaltarak ve mali krizleri derinleştirip uzatarak borç alan ülkelerdeki fakir insanlar için ciddi sıkıntılar yaratmaktadır.

Muhalif gruplar, ekonomik başarısızlıkla karşı karşıya olan ülkelere kredi kullandırma bağlamında yapısal düzenlemenin demokratik olmadığını öne sürmektedir. Buna göre borçlu ülkeler sık sık mali kaygılarını sosyal olanların önüne koymak zorunda kalmaktadır.

Ekonomilerini yabancı yatırımı açmaları, kamu işletmelerini özelleştirmeleri, hükümet harcamalarını azaltmaları istenen ülkeler, bu nedenle eğitim ve sağlık programlarına uygun şekilde fon sağlayamamaktadır. Dahası yabancı şirketler çevreye hiç saygı göstermezken yerel ucuz iş gücünden faydalanarak durumu istismar etmektedir.

Eleştirmenler, şu anda olduğu gibi kurumun sadece dünyanın zengin ve fakir ulusları arasındaki çatlağı derinleştirdiğini vurgulamaktadır.

Ücretsiz VİOP deneme hesabı açın ve 100.000 lira sanal para ile risk almadan nasıl yatırım yapacağınız öğrenin.



Doviz Yatırımı Doviz Yatırımı
#Ekonomi kategorisini keşfet

Daha fazla içerik yükle



SAT AL
Size daha iyi hizmet verebilmek için Yasal Mevzuat çerçevesinde, veri politikalarımızda belirtilen amaçlarla sınırlı olmak üzere çerezler (cookies) kullanıyoruz. Detaylı bilgi ve izin iptali ile ilgili olarak Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.
Ayrıntılar
Onaylıyorum