Deutsche Bank ve JPMorgan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Temmuz ayı Para Politikası Kurulu kararının ardından yayımladıkları analizlerde, artan jeopolitik riskler ve yükselen enerji fiyatlarının para politikasında sıkı duruşun daha uzun süre korunmasına neden olabileceğini değerlendirdi.
kolayca yatırım yapın
Deutsche Bank, brent petrol ve doğal gaz fiyatlarındaki yükseliş ile akaryakıt maliyetlerindeki artışın dezenflasyon sürecini geciktirebileceğini belirterek yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 28,5’ten yüzde 30’a, yıl sonu politika faizi tahminini ise yüzde 35’ten yüzde 36’ya yükseltti.
Banka, fonlama maliyetinin politika faizine yaklaştırılmasının eylül ayına ertelenebileceğini, ilk faiz indirimlerinin ise yılın son çeyreğinde başlayabileceğini öngördü.
Raporda ayrıca, jeopolitik gerilimlerin sürmesi ve petrol fiyatlarının yüksek kalması halinde TCMB’nin sıkı para politikasını beklenenden daha uzun süre koruyabileceği, olumsuz senaryoda faiz indirimlerinin 2027’ye kadar ertelenebileceği ifade edildi.
JPMorgan faiz beklentisini öteledi
JPMorgan da benzer şekilde, Orta Doğu’daki gerilim ve enerji fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle faiz indirimi beklentilerini öteledi. Banka, daha önce Eylül ve Ekim ayları için öngördüğü 100’er baz puanlık faiz indirimlerini Ekim ve Aralık toplantılarına kaydırırken, 2026 yıl sonu politika faizi beklentisini yüzde 35 seviyesinde korudu.
JPMorgan, Eylül ayında ilk adım olarak haftalık repo ihalelerinin yeniden başlatılmasıyla fonlama maliyetinin politika faizine yaklaştırılmasını beklediğini belirtirken, karar metninde iç talepteki zayıflığa yapılan vurgunun orta vadede faiz indirim sürecinin tamamen rafa kalkmadığına işaret ettiğini değerlendirdi.
Her iki banka da jeopolitik risklerin azalması ve enerji fiyatlarının gerilemesi halinde TCMB’nin normalleşme ve faiz indirimi sürecine daha erken başlayabileceğini, ancak mevcut görünümde sıkı para politikasının bir süre daha devam etmesinin daha olası olduğunu vurguladı.