İran’ın Hürmüz Boğazı’ndan geçen petrol tankerlerine yönelik saldırıları yoğunlaştı. Birleşmiş Milletler’e bağlı Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) verilerine göre, 4 Ekim’de sona eren haftada 11 tanker saldırıya uğradı. Bu sayı, şubat sonunda başlayan savaştan bu yana ticari gemilere yönelik en yüksek haftalık saldırı olarak kayıtlara geçti.
Takip eden hafta da saldırılar devam etti. Pazartesi günü bir tankere isabet eden mühimmat nedeniyle 12 denizci yaralandı. Birleşik Arap Emirlikleri’ne ait On Peace adlı gemide yaralanan denizcilerin Hindistan vatandaşı olduğu bildirildi.
Bölgedeki deniz güvenliğini izleyen ortak denizcilik merkezi, İran’ın kritik geçiş güzergâhlarındaki gemiler üzerindeki baskısını artırdığı uyarısında bulundu. İran Devrim Muhafızları yetkilileri de ülkenin geçiş kurallarını ihlal ettiğini öne sürdükleri gemileri bölge genelinde hedef alabilecekleri mesajını verdi.
Petrol sevkiyatında gerileme
Saldırılar, Orta Doğu’nun ham petrol ihracatının eylül ayında savaş öncesi seviyelere yaklaşmasının ardından hız kazandı. ABD ordusunun gemilere Hürmüz Boğazı’ndan geçişlerinde eşlik etmesi, sevkiyatın toparlanmasına katkı sağladı.
Ancak Kpler verilerine göre, 8 Ekim’de sona eren haftada Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol sevkiyatı günlük 8,5 milyon varile geriledi. Bu miktar, savaş öncesi normal seviyelerin yaklaşık yüzde 40 altında kaldı. Orta Doğu genelindeki petrol sevkiyatı ise günlük 15,3 milyon varil olarak gerçekleşti.
Öte yandan, ABD’nin İran’a yönelik deniz ablukası nedeniyle ülkenin ağustos sonundan bu yana ham petrol ihracatı için yükleme yapmadığı belirtildi.
Katar açıklarında bir tankerin birden fazla mühimmatla vurulması ve Birleşik Arap Emirlikleri açıklarında Gem No. 2 adlı tankerde yangın çıkması, saldırıların Hürmüz Boğazı dışına da yayılabileceği endişesini artırdı.
IMO verilerine göre, savaşın başlamasından bu yana Hürmüz Boğazı, Basra Körfezi ve Umman Körfezi’nde yaklaşık 100 ticari gemiye yönelik saldırılarda en az 24 denizci hayatını kaybetti.
Artan saldırılar, küresel petrol ticareti açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat güvenliğini tehdit ederken, petrol akışının sürdürülebilirliği konusundaki kaygıları da derinleştiriyor.