HSBC’nin 26 Ocak 2026 tarihli raporuna göre Türk bankacılık sektöründe marj odaklı kâr toparlanması genel olarak korunuyor. Dezenflasyon ve parasal gevşeme süreci, bankaların gelir tarafını desteklemeye devam ederken, sektör genelinde net faiz marjlarının 2025 ikinci yarısından itibaren 90 baz puanın üzerinde genişlemesi bekleniyor.
Buna karşın HSBC, kısa vadede kâr toparlanma hızını yavaşlatabilecek bazı tümseklere dikkat çekti. Bunları şöyle sıraladı:
- 2025/4Ç döneminde tek seferlik ertelenmiş vergi (DTA) ters kayıtları
- Kredilerde beklenenden hızlı yeniden fiyatlama düşüşü
- Kalıcı maliyet baskıları
Bu çerçevede HSBC, 2026 kâr büyüme tahminini yüzde 80’den yüzde 73’e düşürdü. Rapora göre bu oran yine de CEE-MEA bölgesindeki en güçlü büyüme görünümüne işaret ediyor.
Değerleme tarafından tablo daha temkinli
Son üç ayda bankacılık hisselerinde görülen yaklaşık yüzde 25’lik yükseliş, çarpan genişlemesi alanını sınırladı. HSBC, sektörün hâlâ gelişen piyasa bankalarına göre iskontolu olduğunu ancak bu iskontonun yüzde 252ten yüzde 12’ye gerilediğini vurguladı.
Bu nedenle HSBC hisse bazında daha seçici bir duruşu benimsediğini açıklarken, bankaların hedef fiyat ve tavsiyelerini şöyle açıkladı:
kolayca yatırım yapın
- Akbank (AKBNK): Hedef fiyat 92 TL’den 100 TL’ye yükseltildi. Tavsiye AL olarak korunurken, “Güçlü PPI toparlanması ve dengeli değerleme” vurgusu
- İş Bankası (ISCTR): Hedef fiyat 19 TL’den 20 TL’ye yükseltildi. Tavsiye AL olarak korunurken, “Derin değerleme iskontosu” vurgusu
- Garanti BBVA (GARAN): Hedef fiyat 174 TL’den 160 TL’ye düşürüldü. Tavsiye AL’dan TUT’a düşürülürken, “Primli değerleme ve zayıflayan kâr ivmesi” vurgusu
- Yapı Kredi Bankası (YKBNK): Hedef fiyat 43 TL’den 44 TL’ye yükseltildi. Tavsiye AL’dan TUT’a düşürülürken, “Sınırlı yukarı potansiyel ve temettü eksikliği” vurgusu
HSBC, GARAN ve YKBNK’de 4Ç25 kâr dinamiklerinin zayıflmasını, AKBNK ve ISCTR’de ise kâr artışlarının devam etmesini bekliyor.
Genel değerlendirmede HSBC, Türk bankalarında hikayenin bozulmadığını, ancak 2026’ya girerken “herkese al” döneminin sona erdiğini ve yatırımcıların seçici olmaları gerektiğini vurguluyor.