Paylaşım

Home Ofis Çalışanlar Erteleme Alışkanlığından Nasıl Kurtulurlar?


 

Evinizden para kazanıyor, trafikmiş, mesai arkadaşıymış, yöneticiymiş gibi iş hayatının klişe dertlerini çekmeden huzur içinde geçiminizi mi sağlıyorsunuz? Şanslı olduğunuz halde sürekli erteleme alışkanlığınız yüzünden sorun mu yaşıyorsunuz?

Son zamanların en popüler çalışma şekillerinden biri de home ofislerdir. Özellikle gençlerin rağbet gösterdiği bu iş türü sayesinde geçimini sağlayan pek çok kişi var. Ki bu sayının her geçen gün biraz daha arttığını biliyoruz. Kendi işini yapmak isteyen, belirlediği kurallar içerisinde çalışmak isteyen birçok insan, evden çalışanlar arasına katılmak için bu alana yöneliyor. Yöneliyor yönelmesine ama home ofis çalışma sisteminin “sadece” avantajları düşünüldüğü için sonrasında karşılaşılan problemlerle baş etmek konusunda genellikle sıkıntı yaşanıyor. Zira evden çalışmak, öyle dışarıdan göründüğü kadar kolay bir iş değil!

Tamam, evden çalışarak iş hayatında sıklıkla şikayet edilen sorunları yaşamak zorunda kalmıyorsunuz. Ne bileyim; istekleri bitmek bilmeyen bir yöneticinin ağız kokusunu çekmek, iş yeri dedikodularına katlanmak, zorunlu mesailere kalmak ve daha bir sürü istenmeyen şeyi yapmak zorunda olmuyorsunuz. Ancak bu demek değil ki, home ofis çalışmanın hiçbir derdi yok! Elbette, bu çalışma şeklinin de zorlukları ve dezavantajları var.

Home ofis çalışmanın zorluklarına ve dezavantajlarına örnek verecek olursak;

Standart işlerde istemeseniz bile çalışıyorsunuz. Zorla da olsa yerine getirmeniz gereken görevlerin üstesinden geliyorsunuz. Bir yere kadar erteliyorsunuz. Başınıza dikilen yöneticiniz ya da akşam rapor vermek zorunda olduğunuz üstünüz sayesinde silkelenip kendinize geliyorsunuz. Oysaki evde sizi dürtükleyecek kimse yok! Tabii, günaha davet eden bir televizyon, telefon, koltuk ya da yatak dışında!

Anlayacağınız, home ofis çalışanlar ya da bu çalışma şeklini kullanacak olan okurlarım; evden çalışanlar için erteleme alışkanlığını yenmek, diğer çalışanlara göre çok ama çok daha zor! Ama imkansız da değil! Aşağıdaki önerileri kullanarak, erteleme alışkanlığına veda edebilirsiniz. Evden çalışmanın keyfini pekala sürebilirsiniz.

Düzenli Bir Hayatınız Olsun!

Düzenli Bir Hayatınız Olsun!Evden çalışanları ertelemeye sürükleyen en önemli sorun, düzensiz yaşama tarzıdır. Çünkü home ofis çalışanların çoğu, istediği saatler arasında çalışma özgürlüğünü yanlış anlarlar. Ve tek kelimeyle esneklik olayını abartırlar. Bir gün sabaha kadar otururlar. Diğer gün sabahtan akşama kadar çalışırlar. Sonra 3 gün yatarlar. Ardından açığı kapatmak için gece gündüz iş yapmaya uğraşırlar.

Zamanla düzenli hayatın ne demek olduğunu unuttukları için hem sağlık hem de disiplin açısından kendilerini toparlayamazlar. İşte bu nedenle; bir home ofis çalışanı olarak düzenli yaşama alışkanlığı kazanmalısınız. Yani yatış-kalkış vakitlerinizden, çalışma saatlerinize hatta beslenme alışkanlıklarınıza varana kadar pek çok konuda kendinize kurallar koymalısınız.

İncelemeden Geçmeyin: Hayatını Düzene Sokmak İsteyenler için Etkili Öneriler

Yanınızda Yörenizde Saat Bulundurun!

Yanınızda Yörenizde Saat Bulundurun!Hani yukarıda da söyledim ya, yatış-kalkış saatlerinizi düzene sokun diye! İşte öncelikle bunu yapmalısınız. Yani “nasıl olsa istediğim saatte çalışmaya başlayabilirim” düşüncesiyle hareket ederek geç saatlere kadar uyumamalısınız. Her gün aynı saatte kalkarak normal çalışanlar gibi sabah hazırlığınızı yapmalısınız. Kahvaltınızı etmelisiniz. Kokusunu duymadan gözünüzü açamadığınız kahvenizi içmelisiniz ve üzerinizi giymelisiniz. Çünkü pijamalarla çalışmak, iş psikolojisine girmenize engel olacaktır.

Önceden karar verdiğiniz saatte masanızın başında olmalısınız. Yani masanızda ya da karşınızdaki duvarda saat bulundurmalısınız. Çünkü siz diğer çalışanlar gibi günün nasıl ilerlediğini anlayacak şansa sahip değilsiniz. Yani bir gün işe güce dalıp hiç mola vermeden saatlerce çalışmamak, bir diğer gün ise 10 dakikada bir mola vermemek için gözünüzün önünde bir saat bulundurmalısınız. Böylece zamanın nasıl ilerlediğini göreceksiniz. Zamanınızı planlayarak, işlerinizi ertelemekten kaçınacaksınız.

Etrafınızda Sizi Çalışmaya Teşvik Edecek Hatırlatıcılar Bulundurun!

Etrafınızda Sizi Çalışmaya Teşvik Edecek Hatırlatıcılar Bulundurun!Bunların ne ya da neler olacağını belirleyecek kişi yine sizsiniz. Yani ne gibi şeylerle daha çok motive olduğunuzu düşünmelisiniz. Buna göre etrafınıza sizi kendinize getirecek, hatırlatıcılar asmalısınız. Sadece çalışma alanınıza demiyorum, oturma odanıza, mutfağınıza hatta banyonuza bile küçük motivasyon unsurları yerleştirebilirsiniz.

Örneğin; çalışma masanıza size hayalinizi hatırlatacak bir resim koyabilirsiniz. Onlara bakınca güç alacağınız sevdiklerinizin fotoğraflarını, favori ilham verici sözünüzü, satın almak istediğiniz arabanın maketini, hatta belki de ay başında ödenmesi gereken faturaları!

Sonuçta; sizi çalışmaya teşvik edecek şeyin ne olduğunu en iyi siz biliyorsunuz. Bunları evinizin her odasına yerleştirdiğinizde, isteseniz bile erteleyemeyecek, önünde sonunda işinizin başına geri döneceksiniz.

Home Ofis Çalıştığınız için Ne Kadar Şanslı Olduğunuzu Düşünün!

Home Ofis Çalıştığınız için Ne Kadar Şanslı Olduğunuzu Düşünün!İşinizin başına geçeceksiniz ama o sıcacık yatak sizi çağırıyor. Ya da televizyonda ne olduğunu merak ediyorsunuzdır. Hiç böyle bir alışkanlığınız olmamasına rağmen o an canınız kitap okumak istiyor da olabilir. Yıllardır dışarı adım atmamış gibi sokağa çıkmaya da özlem duyyabilirsiniz. Çünkü tek istediğiniz şey çalışmayı ertelemek! İşte böyle anlarda ne yapmalısınız biliyor musunuz?

Standart işlerde çalışmak zorunda olanları düşünmelisiniz. Home ofis çalışma fırsatı bulduğunuz için ne kadar şanslı olduğunuzun farkına varmalısınız. Mesela; o an hiç istemediğiniz bir iş yerinde rahat edemediğiniz kıyafetlerle çalışıyor olabilirdiniz. Yan masanızdaki itici iş arkadaşınıza katlanmak, asık suratlı patronunuzun azarını çekmek, ya da bitmek bilmez trafiğin içinde işe yetişmeye çalışmak zorunda olabilirdiniz. Ama siz bunların hiçbirini yaşamıyorsunuz. Yapmanız gereken tek şey, üzerinizdeki miskinlikten kurtulup rahat rahat yapacağınız işine dört elle sarılmak olmalı!

Çalışma Alanınız Gerçek Bir Çalışma Alanı Olsun!

Çalışma Alanınız Gerçek Bir Çalışma Alanı Olsun!Evden çalışanların erteleme alışkanlığından kurtulması için dikkate alması gereken bir diğer öneri de bu! Yani home ofis çalışma sistemini benimseyenler, çalışma alanlarını doğru noktalara dikkat ederek dekore etmeliler! (Home ofis çalışanların üretkenliğini arttıracak dekorasyon önerilerine buradan ulaşabilirsiniz.) Kısaca örnek verecek olursak;

Örneğin; çalışma alanı karmaşa içerisinde olmamalı! Odada ya da çalışma alanı olarak belirlediğiniz bölümde; televizyon, oyun konsolu, yatak ya da benzeri dikkat dağıtıcı bulunmamalıdır.

Çalışma odanızda sıkıldığınız için oturma odasına geçip, kanepeye yayılarak iş yapmaya çalışmamalısınız. Ya da yatağa uzanıp o günün işlerini bitirmek için uğraşmamalısınız. Çünkü gerçek bir çalışma alanında olmadığınız sürece ertelemeye çok daha fazla meyledersiniz.

Yapılması gereken işlere çok daha zor konsantre olursunuz. Uzun lafın kısası; etrafınızda dikkatinizi dağıtacak hiçbir şeyin olmamasına özen göstermelisiniz. Aksi takdirde, işten uzaklaşırsınız. Dikkat dağınıklığı yüzünden günü boş yere heba edersiniz.

İlgili Yazı: Dikkat Dağınıklığını Yenmek için Ne Yapmalı?

Deadline Tuzağına Dikkat Edin!

Deadline Tuzağına Dikkat Edin!Home ofis çalışanlarını ertelemeye sürükleyen bir diğer dezavantaj sahip oldukları esnekliktir. Çünkü tam zamanlı işlerde çalışanlar için çoğu zaman kabus olan deadline kavramı onlara pek bir şey ifade etmemektedir. İşte bu nedenle de genellikle “bugün olmasa yarın yaparım, aslında bu işin acelesi yok, bunu da bir sonraki güne bırakabilirim…” gibi bahane cümlelerinin arkasına sığınırlar.

Yani başlarında teslim edilmesi gereken işin son günü olduğunu söyleyen birileri olmadığı için doğal olarak rötar yapmaya yönelirler. Ama yapılması gereken şey, evden çalışan kişinin de her iş için bir deadline (son teslim tarihi) belirlemesidir.

Masanızda Sağlıklı Atıştırmalıklar ve Su Bulundurun!

Masanızda Sağlıklı Atıştırmalıklar ve Su Bulundurun!Gün içerisinde sık sık bölünmenize neden olan şeylerden bir diğeri de mutfağa doğru istemsizce çekilmeniz olabilir mi? Karnınızın gurultularına ya da o gayet yerinde olan iştahınıza dayanamayıp, sık sık buzdolabına doğru mu yöneliyorsunuz? O zaman yapmanız gereken şey, gün içinde ihtiyaç duyabileceğiniz belli başlı şeyleri sabahtan çalışma alanınıza getirmek olmalı!

Mesela; masanıza meyve, kuru yemiş, çikolata gibi sağlıklı ve zihin açıcı atıştırmalıklar koyabilirsiniz. Ayrıca işe başlamadan önce yanınıza bir bardak ve koca bir şişe su almayı da unutmayın. Böylelikle; mutfağa gitmek zorunda kalmayacaksınız. Yani ertelemek için üreteceğiniz bir bahaneyi daha ortadan kaldırmış olacaksınız.

İşinizi Parçalara Bölün!

İşinizi Parçalara Bölün!Masanızın başına oturduğunuz an yapılması gereken bütün işlere bakmak yerine o gün yapacaklarınızı planlamalısınız.. Günlük plandan sonra ise biraz daha özele inerek o an yapacağınız işe odaklanmalısınız. Öyle uzun uzun gün içinde yapılması gerekenleri düşünmemelisiniz. Bu şekilde aklınız birden çok yere kayacaktır. Aynı anda (şu işi şöyle yaparım, bunda bunu kullanırım, sonuncuyu şu planla yaparım) bir sürü farklı şey düşüneceksiniz.

Kısacası; hangi işle güne başlayacağınıza hızlıca karar verip, diğerlerini gözünüzün önünden çekmelisiniz. Böylece; odak noktanızı tek bir işte toplayacak, dikkat dağınıklığı yaşamayacaksınız. Bu sayede elinizdeki işi rahatlıkla bitirebileceksiniz. Tabii multitasking tuzağına düşmezseniz!

Siz siz olun sakın ola multitasking tuzağına düşmeyin derim. Multitaskingin ne olduğunu hala bilmiyorsanız aşağıdaki yazıyı okumanızı öneririm. Böyle bir sorun yaşıyorsanız, yazıyı okuduktan sonra problemlerinizi çözüme kavuşturabilirsiniz.

İnceleyin: Multitasking Nedir? Zararları Nelerdir?

İş Ortaklarınız, Arkadaşlarınız ve Müşterilerinizle Bağlantınızı Koparmayın!

İş Ortaklarınız, Arkadaşlarınız ve Müşterilerinizle Bağlantınızı Koparmayın!Evden çalışıyorsunuz diye kendinizi iş hayatından kopmuş hissetmemelisiniz. Çünkü bu şekilde izole olduğunuzu düşünürsünüz. Zamanla çalışmamak için daha çok bahane üretmeye başlarsınız. Yani iş ortaklarınızla, arkadaşlarınızla, müşterilerinizle ya da meslektaşlarınızla bağlantınızı koparmamalısınız.

Böylece yapmanız gereken işler konusunda sadece kendiniz değil başkaları tarafından da dürtülmüş olursunuz. İş teslimi bekleyen ya da sizin gibi çalışan insanlar olduğunu gördükçe motivasyonunuzu yükseltirsiniz. Yani gün içerisinde onlarla iletişim kurmalısınız. Alanınızla ilgili sitelere üye olarak bilgi alışverişi yapabileceğiniz meslektaşlar bulmalısınız. Karşınıza çıkan yeni bağlantı kurma fırsatlarını değerlendirmelisiniz.

Sonunda Kendinizi Ödüllendirin!

Sonunda Kendinizi Ödüllendirin!Diyelim ki yine ertelemeye doğru yöneliyorsunuz. İçinizi kaplayan isteksizliğe karşı koyamıyorsunuz. Dikkatinizin başka başka şeylere kaydığını hissediyorsunuz. O zaman, kendinizi ödüllendirme önerisini kullanmalısınız.

Mesela; elinizdeki işi ertelemek yerine onu tamamlarsanız; akşam güzel bir yemeğe çıkacağınıza, arkadaşınıza gideceğinize ya da sevdiğiniz herhangi bir şeyi yapacağınıza dair kendinize söz vermelisiniz. Böylelikle küçük ödüllerle erteleme işine son verebilirsiniz.

Emin olun; bu öneri erteleme alışkanlığından kurtulmanıza fazlasıyla yardımcı olacaktır. Tıpkı küçükken anne-babalarımızın ya da öğretmenlerimizin yaptığı gibi ( ödevini bitirirsen şunu şunu yapabilirsin, dersini yaptıktan sonra dışarıya çıkabilirsin ) siz de kendinize sözler vermeli, işi bitirdikten sonra kazanacağınız ödülü düşünerek ertelemekten vazgeçmelisiniz.


SIFIR RİSK!
VİOP'ta 100.000 TL Sanal Para ile Dolar ve Altın Alın - Satın!
Ücretsiz Denemek için Tıklayın!




Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunu okuyan bunları da okur