Yılın ikinci tam haftasında küresel piyasalar, büyük ekonomilerden gelecek kritik makroekonomik veriler ve ABD’de büyük bankalarla başlayacak bilanço sezonuna odaklanacak.
ABD’de haftanın en önemli verisi, fiyat baskılarının seyrine ışık tutacak enflasyon oranı olacak. İnatçı fiyat artışları, Federal Rezerv içinde görüş ayrılıklarını derinleştirirken, veri yakından izlenecek.
Manşet enflasyonun geçen ay yıllık bazda yüzde 2,7’de sabit kalması beklenirken, çekirdek enflasyonun yüzde 2,6’dan yüzde 2,7’ye yükselmesi öngörülüyor. Aylık bazda, her iki ölçütün de yüzde 0,3 artması bekleniyor.
Bunun yanı sıra perakende satışlar, üretici fiyatları, konut satışları ve ticaret verileri de açıklanacak.
Avrupa cephesinde de veri gündemi yoğun. Almanya ve İngiltere’den GSYİH güncellemeleri gelirken, Euro Bölgesi sanayi üretimi ve ticaret dengesi verileri bölge ekonomisinin gidişatına dair önemli sinyaller verecek.
Asya’da Çin’in ticaret verileri, artan küresel korumacılığın ve imalat kapasitesini gevşetmeye yönelik yavaş ilerleyen çabaların etkisini ortaya koyacak.
Aynı zamanda kredi verileri de yatırımcıların odağında olacak. Japonya, cari denge ve makine siparişleri verilerini
açıklayacak.
Diğer gelişmeler arasında Kore Merkez Bankası’nın politika faizi kararı ile Hindistan ve Rusya’dan enflasyon verileri yer alıyor. Yoğun veri takvimi, küresel piyasalarda volatilitenin artmasına neden olabilir.