Paylaşım

Gini Katsayısı Türkiye’de Gelir Dağılımı Eşitsizliğinin Arttığını Gösterdi


 

Gelir dağılımındaki eşitsizliği ölçen Gini katsayısı, Türkiye'de artışa işaret etti. İşte TÜİK'in 2017 yılına ait Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması'ndan çarpıcı sonuçlar:

Türkiye İstatistik Kurumu “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2017” sonuçlarını açıkladı. Buna göre; Türkiye’de gelir dağılımı eşitsizliği yükseldi. Gini katsayısına göre elde edilen bu sonuç, gelir dağılımında bozulmaya işaret etti. Ülkemizde bir önceki ölçümde 0,40 düzeyindeki bu katsayı, sadece kriz sonraki ekonomilerde gelir dağılımı eşitliğine işaret etmiştir.

TÜİK verilerine göre; en yüksek gelir grubunun toplam gelirden aldığı pay, bir önceki yıla göre yüzde 0,2 puan arttı ve yüzde 47,4’e yükseldi.

Yüksek Gelir Grubunun Payı Arttı

Araştırmaya göre; en yüksek eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert gelirine sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay artış gösterdi. En düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise yüzde 0,1 arttı ve yüzde 6,3’e yükseldi. Toplumun en zengin yüzde 20’sinin gelirinin, en yoksul yüzde 20’sinin gelirine oranı şeklinde hesaplanan P80/P20 oranı ise 7,7’den 7,5’e geriledi.

2017 sonuçlarına göre; Gini katsayısı bir önceki yıla göre 0,001 puan attı ve 0,405 olarak tahmin edildi.

Gini Katsayısı Gelir Eşitsizliğine İşaret Etti

Gini katsayısı 0 ile 1 arasında değerlere sahip olurken; 0’a yaklaşması gelir dağılımında eşitliğe, 1’e yaklaşması ise eşitsizliğe işaret ediyor. 0,001 puanlık bir artış, ülkemizde gelir dağılımı eşitsizliğinin arttığını gösteriyor. Gini katsayısı 2016 yılında 0,404 seviyesindeydi. Gini katsayısı ülkemizde 2001 krizi gibi dönemlerin ardından 0’a yaklaşmasıyla biliniyor. Nedeni ise krizden en çok yüksek gelir grubunun etkilendiği ve kriz kurtarma programlarının gelir dağılımını eşitlediği şeklinde açıklanıyor.

Ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri ise 21 bin 577 lira olarak açıklandı.

Hanehalkı Kullanılabilir Fert Geliri

Türkiye’de ortalama yıllık eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri, 2016 yılına göre yüzde 12,7 oranında arttı ve 19 bin 139 liradan 21 bin 577 liraya yükseldi. Toplam eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert geliri içinde en yüksek payı ise yüzde 48,9 ile maaş ve ücret gelirleri aldı. Grup, bir önceki yıla göre yüzde 0,8 oranında azalmaya işaret etti.

İkinci sırada ise yüzde 19,7 ile 2016 yılına göre 0,1 puanlık artış kaydeden sosyal transfer gelirleri yer aldı. Üçüncü sırada ise yüzde 19,6 ile bir önceki yıla göre 0,2 puan azalan müteşebbis gelirleri bulunuyor. Tarım gelirlerinin müteşebbis geliri içindeki payı, 2016 yılına göre 3,8 puan azaldı ve yüzde 21,4 oldu.

2017 yılında göreli yoksulluk oranı, 2016 yılına göre 0,8 puan düşüş kaydetti ve yüzde 13,5 oldu.

Göreli Yoksulluk Oranı Düştü

Sosyal transferlerin ise yüzde 91,4’lük kısmı emekli ve dul – yetim aylıklarından oluştu. Eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alındığında ise belirlenen yoksulluk sınırına göre; yoksulluk oranı 2016 yılına göre 0,8 puanlık düşüş ile yüde 13,5 olarak gerçekleşti. Medyan gelirin yüzde 60’ı dikkate alınarak belirlenen yoksulluk sınırına göre yoksulluk oranı ise 2016 yılına göre 1,1 puan azaldı ve yüzde 20,1 oldu.

Tek kişilik hanehalklarının yoksulluk oranı, bir önceki yıla göre düştü ve yüzde 8,2 olarak hesaplandı.

Tek Kişilik Hanehalkları Yoksulluk Oranı

Hanehalkı tiplerine göre eşdeğer hanehalkı kullanılabilir fert medyan gelirinin yüzde 50’si dikkate alınarak hesaplanan yoksulluk oranlarına bakıldığında ise tek kişilik hanehalklarının yoksulluk oranının 2016 yılına göre 0,7 puan düşerek yüzde 8,2 olarak gerçekleştiği görüldü. Bağımlı çocuğu olmayan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,2 paun azalarak yüzde 3,8 düzeyinde geldi. Bağımlı çocuğu olan hanehalklarının yoksulluk oranı ise 0,9 puan düşüşle yüzde 17 seviyesine işaret etti.

Yükseköğretim mezunlarının yoksulluk oranı yüzde 1,5 olurken, gruplar arasında en düşük yoksulluk oranı olduğu belirtildi.

Üniversite Mezunları Yoksulluk Oranı

Okur – yazarlık durumlarına göre yoksulluk oranları; yüzde 25,4’ü okur – yazar olmayan, yüzde 21,7’si bir okul bitirmeyen şeklinde sıralandı. Lise altı eğitimlilerin yüzde 11,7’sinin, lise ve dengi okul mezunlarının yüzde 5,5’inin yoksul olduğu sonucu elde edildi. Sürekli yoksulluk oranına bakıldığında ise 2016 yılına göre 0,6 puanlık düşüş gözlendi. Nüfusun yüzde 59,1’inin ise kendilerine ait bir konutta oturduğu sonucu listelendi.

Nüfusun yüzde 69,2’si konut alımı ve masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları olduğunu beyan etti.

Nüfusun Yaklaşık Yüzde 70'i Borç Beyanı Yaptı

Araştırmanın diğer sonuçlarından birisi de borçlara yönelik detaylar oldu. Nüfusun yüzde 60,8’i enden uzakta bir haftalık tatil masraflarını karşılayamadığını ve yüzde 13,4’ü konut masraflarının hanelerine çok yük getirdiğini belirtti. Finansal sıkıntıda olma durumunu niteleyen maddi yoksunluk; çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon ve otomobil sahipliği ile beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, kira, konut kredisi, borç ödemeleri, iki günde bir et – tavuk – balık içeren yemek ve evin ısınma ihtiyacının ekonomik olarak karşılanamaması gibi hanehalklarının algılarını yansıtıyor.

Maddi yoksunluk için sayılan 9 maddenin en az dördünü karşılayamayanların oranı olan ciddi maddi yoksunluk oranı, yüzde 32,9 olduğu 2016 yılına göre 4,2 puan düştü ve 2017 yılında yüzde 28,7 seviyesinde gerçekleşti.

Paratic Piyasalar


Yorumları Görmek İçin Tıklayın