Paratic İçerik Arama
Yatırım yapmaya başla!

Gıda Krizi, Toprak Kullanımı ve Tarımsal Üretim Değişmediği Sürece Yaşanacak

Birleşmiş Milletler iklim panelinde, toprak kullanımı ve tarımsal üretim değişmediği sürece gıda krizinin yaşanmaya devam edeceği söylendi.

Birleşmiş Milletler’in iklim değişikliği hakkındaki panelinden çıkan bir raporda, insanlar yiyecek üretme ve toprak kullanma şeklini değiştirmediği sürece, dünya sıcaklıklarını güvenli seviyeerde tutmanın imkansız olacağı konusunda uyardı. Sadece otomobillerden ve fabrikalardan kaynaklanan karbon emisyonlarını azaltmak, dünya çapında bir gıda krizini önlemek için yeterli olmayacak.

Hükümetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC) tarafından dün yayımlanan raporda; küresel ısınmanın, mahsul verimini tahrip ederek, hayvancılık verimliliğini azaltarak ve tarım arazilerindeki zararlılar ile hastalıkları artırarak, gıda güvencesini nasıl daha da şiddetlendirdiği anlatıldı.

IPCC, 2 santigrat derece sıcaklıkta başlayan ısınmanın önümüzdeki yıllarda uluslararası bir gıda krizini tetikleyebileceğini söyledi. Bu Temmuz, kaydedilen en sıcak aydı ve küresel sıcaklıklar, sanayi öncesi seviyelerin 1,2 santigrat derece üzerine çıktı. Sera gazı emisyonları mevcut oranda devam ederse kabaca 20 yıl içinde atmosfer sanayi öncesi saviyelerin 1,5 santigrat derece üstüne çıkacak.

Karada Sıcaklık Sanayi Öncesinin 1,5 Santigrat Derece Üstüne Çıktı

Karada Sıcaklık Sanayi Öncesinin 1,5 Santigrat Derece Üstüne ÇıktıDünya Kaynakları Raporu’nun kıdemli bir üyesi olan Tim Searchinger, “Bu uzak bir gelecek değil. İnsanlar gergin olmalı,” ifadelerini kullandı. Gerçekte, karadaki sıcaklık, küresel ortalamanın iki katı hızda ısınıyor ve rapora göre; 1,5 santigrat derecenin üzerine çıkmış durumda.

Küresel gıda sistemi, büyük ölçüde sığır yetiştirmek, pirinç ekmek ve tarım alanlarına gübre eklemek yoluyla küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 37’sine katkıda bulunuyor. İnsan kaynaklı emisyonların yaklaşık yüzde 23’ünü üreten tarım ve diğer arzı kullanımı, toprak erozyonunu artırırken, ormansızlaşma ve önemli gıda atıkları da karbon emisyonlarını artırdı.

Beklenen kriz, artan sıcaklıkların tetiklediği daha sık aşırı hava olayları nedeniyle daha da kötüleşiyor. Geçen ay bir sıcak hava dalgası Avrupa’yı yaktı. Daha sonra Grönland’a taşınarak buzların erimesini hızlandırdı. Rusya ve Kuzey Kutbu arasında çıkan yangınlar, Barry Kasırgası Louisiana’nın bazı bölgelerini sular altında bıraktı.

ABD’li çiftçiler bir yıllık rekor su baskını ve ticari savaş tarifeleri yaşadıktan sonra bir sıcak hava dalgası ile çarpıldı. Şimdi ise Çin’in alımları durdurması ile yeni pazar arayışına girmek zorunda kaldılar.

Raporun baş yazarı Louis Verchot, “Aşırı olayların yoğunluğu, sıklığı ve süresinin ekonomik etkilere nasıl dönüştüğünü daha iyi anlıyoruz,” dedi.

İklim değişikliği, özellikle Afrika ve dağlık bölgelerdeki Asya ile Güney Amerika’daki kuru bölgelerde gıda güvenliğini etkilemektedir. Rapora göre; daha yoğun ve sık kuraklıkların, Akdeniz bölgesinde ve Güney Afrika’da en sert şekilde artacağı, orman yangınlarının ise Kuzey ve Güney Amerika, Akdeniz, Güney Afrika ve Orta Asya’yı vuracağı tahmin ediliyor.

Tropik ve subtropiklerin, mahsul verimindeki düşüşe karşı en savunmasız oldukları öngörülüyor. Verchot, “Atmosfere daha fazla karbondioksit vermeye devam ettikçe, dünya sistemi gittikçe daha fazla emmeye devam ediyor. Doğadan gelen bu ilave hediye sınırlıdır. Sonsuza dek devam etmeyecek,” dedi.

Yorumlarının devamında ise “Ekosistemlerimizi bozmaya, ormasızlaştırmaya, topraklarımızı yok etmeye devam edersek, atmosfere daha fazla sera gazı pompalarken bizi koruyacak bu doğal sübvansiyonu kaybedeceğiz,” ifadelerini kullandı.

Arazi Kullanım Çözümleri

Arazi Kullanım ÇözümleriRaporda, önemli ekonomik etkiye sahip olan sürdürülebilir olmayan arzı yönetiminin daha fazla emisyondan kaçınmak için daha verimli bir şekilde yönetilmesi gerektiği çağrısında bulunuldu.

Searchinger, “En önemli çözümlerden birisi, toprağın hektarı, azotun kilosu ve suyun litresi başına düşen gıda yiyecek miktarını artırarak, gıda üretme verimliliğimizi artırmak. İkincisi ise kaynak ağırlıklı gıdaya aşırı talebini azaltmak,” dedi.

Raporda, üretilen tüm gıdaların dörtte birinden fazlasını içeren gıda atıklarının kesilmesi ve arazilerin restorasyonu için boşaltma planlarının durdurulması dahil olmak üzere geçişli geniş çözümler de önerildi. Diğer bir önlem ise metan emisyonlarını azaltmak için daha az et içeren diyetlere doğru kaydırmayı içerir.

Yazarlar, yeniden ağaçlandırma gibi doğal iklim çözümlerinin toprağa olan talebin azaltılması ile birleştirilmesi gerektiğini vurguladı. Raporun yazarlarından Cynthia Rosenzweig, “Doğal iklim çözümleri, kesinlikle baktığımız şeyler, ancak talep azaltmayla birleştirildiğinde maksimum fayda sağladığımız ve gıda güvenliğiyle takas etmekten kaçındığımız yer,” dedi.

Rosenzweig, “Daha az et içeren diyetler, yalnızca metan emisyonlarında azalma elde etmekle kalmaz, aynı zamanda arazi koruma etkisini de içerir. Çünkü yalnızca tahıl, bakliyat ve sebze yetiştiriyorlarsa daha az çok toprak harcarlar,” dedi.

Arazi bozucu tarım uygulamalarının çevresel maliyetlerini vurgulamak, çiftçilere ve işletmelere toprağı kullanmak ve toprağı daha verimli bir şekilde yönetmek için finansal teşvikler uygulamasının yanı sıra sürdürülebilir arazi yönetimini de teşvik edebilir.

Searchinger, “Kirletmekte özgür olduğu sürece insanlar, karşılayabileceğimizden daha fazlasını kirletmeye devam edecekler. Bu yüzden çiftçilerin daha verimli olmaları için bazı teşvikler yaratmanız gerekiyor. Düzenleme veya geri ödeme olsa da bunları yapmak için bir pazar garanti etmelisiniz,” ifadelerini kullandı.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın.

Doviz Yatırımı Doviz Yatırımı
#Gıda kategorisini keşfet

Daha fazla içerik yükle