Paylaşım

Geç Kalmayı Alışkanlık Haline Getiren İnsanların Anlayabileceği Şeyler


 

Geç kalmak/bir yerlere gecikmek, aslında Türkler tarafından markalaştırılmıştır. Gidilecek toplantılar, buluşulacak insanlar… Gün içinde yapacak ne kadar çok işimiz var öyle değil mi? Aranızdahiç geç kalmadımdiyebilecek var mı? Olduğunu pek sanmıyorum. Nadiren de olsa hepimiz geç kalırız. Çünkü dakik olmak her babayiğidin harcı değildir. Sonuçta, işler her zaman istediğimiz gibi gitmeyebilir.

Her arkadaş grubunda vardır ya öyle bir tip. Ha geldi ha gelecek derken, onları beklemekle ömrümüz geçiyor. Eğer, benim arkadaş grubumda o kişi yok diyorsanız, muhtemelen o kişi sizsinizdir. Sürekli geç kalan insanlar, genelde pek güvenilir olmuyor maalesef. İnsanlar yetişip yetişemeyeceğimize güvenmedikleri için bizle bir işe kalkışmaktan korkar hala geliyorlar. Pek de haksız sayılmazlar.

İşte, geç kalmayı alışkanlık haline getiren insanların anlayabileceği şeyler:

Saat her zaman “geç kaldığımızı” gösterir: Geç kalkarız. İşe geç gideriz. Toplantılara gecikiriz. Bunu bir kere alışkanlık haline getirmeye başladığımızda, bizim için saat; her zamangeç kaldığımızı gösterir. Kendimizi acele etmeye alıştırırsak, kim bilir belki de geç kalma alışkanlığımızdan kurtuluruz?

Sabahları erken kalkmak mı? O da ne?: Geç kalan insanlar, genelde geceleri geç yatanlardır. Gececilerin zeki olduğunu gösteren işaretler vardır; ama bu, hayatlarının da aksamalara sebep olmayacağını göstermez. Ayrıca gececilerin zeki olduğunu gösteren en büyük nedense, günde 7 – 8 saatten daha az uyumalarıdır. Bunun aksine, geç kalan insanlar; uyumayı sevenlerdir.

Kurulan alarmlar pek de işe yaramaz: Onlarca alarm kurarız, sırf biraz daha erken uyanmak için. Yalnız, daha ilk alarm çaldıktan sonra kendimizi kalkmaya hazır hissetmeyiz ve tüm alarmları iptal ederiz. Sonra da “ben niye geç kaldım” diye yakınırız. Aslında birçoğumuz, sabah o kafayla iptal ettiğimizin bile farkına varmıyoruz.

Dalgınlık baş göstermeye başlar: Sabahları elimizden geldiğince erken kalkıyoruz. Bazen işler hiç planladığımız gibi gitmeyebilir. Kırk yılın başı erken kalkarız, hazırlanıp olabildiğince erken evden çıkarız. Aradan bir süre geçtikten sonra önemli bir şeyi evde unuttuğumuzu fark eder ve geri döneriz. Bu genelde, ayda yılda bir erken yola çıkmış olduğumuz zamanlarda başımıza gelir. Geç kaldığımızda bile arada başımıza gelir ve bu durum iyice geç kalmamızı sağlar.

Yavaş hazırlanmak, en büyük hobilerimizden bir tanesi: Evden bir türlü çıkmayı beceremiyoruz. Nasıl oluyor hiç de anlamış değilim. Aynaya bakakalıyoruz, dans etmeye başlıyoruz, giyinmek derseniz; zaten dans ederken falan pek kolay olmuyor. Yani bir nevi zorla geç kalıyoruz. Çünkü seviyoruz bunu. Bu da bizim serseri serbest yaşam stilimiz!

Arkadaşlarımız her zaman bizi suçlu hissettirir: “Kaç saattir yemek yiyeceğiz, seni bekliyoruz”, “gelecek misin ona göre eve gideceğiz biz”, “biraz daha gelmeseydin, yan masayla arkadaşlık kurmaya başlayacaktım” gibi cümleler duymaya sanırım, hepimiz alışkınız. Bayılıyorlar suçlu hissettirmeye. Sanki bilerek geç kaldık, bizimki de kötü bir alışkanlık. Her neyse üstüne çalışarak, o günler geride kalacak arkadaşlar. Ben inanıyorum, yapabiliriz.

Utanç duymak da cabası: Şanslı olanlarımız, günlük 8 saati doldurdukları takdirde çalışma saatlerine pek önem göstermeyen patron bulabilirler. Ancak birçoğumuz, bu kadar şanslı değil ve nizami çalışma saatleri olan yerlerde çalışıyoruz. Bu durumda aslında tek yapmamamız gereken, işe geç kalmamak; ama biz de onu yapıyoruz. Tüm iş arkadaşlarımız saatinde gelirken, bizim geç kalmamız haliyle utandırıcı oluyor.

Bir süre sonra bahanemiz kalmaz: “Babamla tartıştım”, “araba yok, otobüs de gelmek bilmedi” gibi saatlerce sayılabilecek bahanelerimiz vardır. Bazılarımız, bu konuda usta bile sayılabilir. “Ayak serçe parmağım ağrıyor, geç kalacağım” diyen arkadaşım bile vardı. Yani bahane üretmek için hayal gücü gerekiyor; aksi takdirde bahaneler bittikten sonra işler çirkinleşiyor ve doğruları söylemek zorunda kalıyoruz.

Geç kalmak, iyi bir şey değildir. İnsanların bize olan güvenini ve saygısını kaybetmemize sebebiyet verir. Aynı zamanda bu huyumuzu, çok sorun etmeyen ve bizi olduğumuz gibi seven arkadaşlarımız da vardır. Onlar candır. Hatırlatın da ilk fırsatta onlara bir güzellik yapayım.


SIFIR RİSK!
VİOP'ta 100.000 TL Sanal Para ile Dolar ve Altın Alın - Satın!
Ücretsiz Denemek için Tıklayın!




Diğer yorumlar ( 0 )

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bunu okuyan bunları da okur