Avrupa Merkez Bankası (ECB) Yönetim Kurulu üyesi ve Estonya Merkez Bankası Başkanı Madis Müller, önümüzdeki hafta ECB Başkan Yardımcılığına seçilmesi halinde para politikasında temkinli ve muhafazakar yaklaşımını sürdüreceğini söyledi.
Müller, Aripaev radyosuna verdiği demeçte, para politikası ve merkez bankası kararlarında bugüne kadar benimsediği çizgiyi korumak istediğini belirterek, “Oldukça temkinli ve belki de muhafazakar bir bakış açısı diyebilirim” ifadelerini kullandı.
ECB Başkan Yardımcılığı için Luis de Guindos’un yerine aday olan Müller, Hırvatistan, Finlandiya, Letonya, Litvanya ve Portekiz’den adaylarla birlikte yarışıyor.
Euro Bölgesi maliye bakanlarının önümüzdeki hafta karar vermesi bekleniyor. Müller, yarışın “oldukça yoğun” olduğunu kabul ederken, Finlandiya’dan Olli Rehn’in öne çıkan adaylardan biri olabileceğini ifade etti.
Buna rağmen Müller, finansal istikrarın denetimini de kapsayan bu görev için gerekli deneyime sahip olduğunu ve göreve hazır bulunduğunu vurguladı.
ECB’nin faiz oranlarının Haziran ayından bu yana sabit kaldığını hatırlatan Müller, enflasyonun şu anda merkez bankasının yüzde 2 hedefiyle uyumlu seyrettiğini belirtti. Piyasa beklentilerinin de bu yıl ilave bir faiz indirimi yönünde olmadığını söyledi.
Faizlerin bir süredir “doğru seviyede” olduğunu dile getiren Müller, olası faiz artışlarının önümüzdeki aylar ya da çeyrekler içinde değil, birkaç yıl sonra gündeme gelebileceğini ifade etti.
Avrupa’daki bu parasal istikrar ortamının, ABD’de Başkan Donald Trump’ın Federal Rezerv’i faiz indirimine zorladığı süreçle tezat oluşturduğunu belirten Müller, Fed’e yönelik adli girişimlerle ilgili soruya ise bunun “açıkça siyasi bir adım” olduğu yorumunu yaptı.