Stratejistlerin ABD dolarının küresel rezerv para statüsüne ilişkin farklı görüşleri, küresel finans piyasalarında yeni bir tartışmayı tetikledi. Deutsche Bank’ın, İran savaşı sonrası “petroyuan” ihtimalinin güçlendiğine dair değerlendirmesi doların uzun vadeli hakimiyetine yönelik soru işaretlerini artırırken, Franklin Templeton bu görüşe sert şekilde karşı çıktı.
Deutsche Bank FX Genel Müdürü Mallika Sachdeva, petrolün alternatif para birimleriyle fiyatlanmasının ABD dolarının küresel üstünlüğünü aşındırabileceğini savunarak İran savaşının bu süreçte önemli bir katalizör olabileceğini belirtti.
Buna karşın Franklin Templeton’dan Sonal Desai, petrolün dolar cinsinden fiyatlanmasının arkasında yalnızca jeopolitik değil, ABD’nin derin finansal piyasaları, hukukun üstünlüğü ve güçlü kurumsal yapısı gibi temel unsurların bulunduğunu vurguladı. Desai, bu nedenle “gerçek bir alternatifin kısa vadede mümkün olmadığını” ifade etti.
Dolar endeksi 2025 yılında yaklaşık yüzde 10 gerileyerek son 50 yılın en zayıf performanslarından birini sergilerken, İran’daki savaş sonrası kısa süreli toparlanma yaşadı. Ancak barış beklentileri ve petrol fiyatlarındaki gerileme doların yeniden zayıflamasına yol açtı.
Uzmanlar, doların küresel rezerv para statüsünün tamamen kaybolmasından ziyade zamanla kademeli olarak aşınabileceği görüşünde birleşiyor. Rezervlerde doların payı 1999’daki yüzde 70 seviyesinden bugün yüzde 50’nin biraz üzerine gerilemiş durumda.
Çin yuanı ve euro gibi alternatifler ise sınırlı ilerleme kaydetse de küresel ölçekte doların yerini alabilecek seviyeye ulaşmış değil.