ABD doları, Başkan Donald Trump’ın zayıflığı küçümseyen açıklamalarının ardından dört yılın en düşük seviyelerine yakın seyrini sürdürdü.
Piyasalar bu sözleri, yönetimin zayıf dolara göz yumduğu şeklinde yorumlarken, satış baskısı yen, Euro ve sterline alım getirdi.
EUR/USD paritesi önceki seansta 2021’den bu yana ilk kez 1,20 doların üzerine çıktıktan sonra 1,1994 dolar seviyesinde dengelendi.
GBP/USD ise bir gün önce yüzde 1,2 yükselerek 2021’den bu yana zirveyi gördükten sonra 1,3796 dolar civarında işlem gördü.
Altı para birimine karşı doları ölçen dolar endeksi, önceki gün 95,566 ile dört yılın dibini görmesinin ardından 96,114 seviyesine toparlansa da zayıf görünümünü korudu. Trump’ın “dolar harika” sözleri, yatırımcılar tarafından daha fazla dolar satışı için yeşik ışık olarak algılandı.
kolayca yatırım yapın
Capital.com analistli Kyle Rodda, piyasadaki tabloyu “ABD dolarına yönelik bir güven krizi” olarak tanımlarken, Trump yönetiminin öngörülemez ticaret ve ekonomi politikalarının bu zayıflığı kalıcı hale getirebileceğini söyledi.
Dolar, 2025’i yüzde 9’un üzerinde kayıpla kapatmıştı. Yeni yıla da zayıf başlayan ABD para birimi, Ocak ayında yaklaşık yüzde 2,3 değer kaybetti. Bu düşüşte; Fed’in bağımsızlığına dair endişeler, artan kamu harcamaları ve ticaret politikalarındaki belirsizlikler etkili oluyor.
Gözler bugün Fed’in faiz kararına çevrilmiş durumda. Merkez bankasının faizleri sabit tutması beklenirken, Powell’ın görev süresinin sonuna yaklaşılması, Fed yöneticisi Lisa Cook’un görevden alınma girişimi ve Powell hakkında başlatılan soruşturma piyasalar üzerindeki baskıyı artırıyor.
TD Securities’ten Prashant Newnaha, “Trump ekonomiyi ara seçimler öncesinde sıcak tutmak için doların zayıflamasına izin veriyor,” yorumunu yaptı.
Yen nefes aldı
Zayıf dolar, Japon yenine de destek verdi. Yen dün yüzde 1’den fazla değer kazanarak, USD/JPY paritesi 152,10 ile üç ayın zirvesine ulaştı.
ABD ve Japonya’nın kur kontrolü yapabileceğine dair beklentiler yükselişi desteklerken, Japon yetkililer olası müdahaleye kapıyı açık bıraktı.
Analistler ise yaklaşan seçimler ve Başbakan Sanae Takaichi’nin genişleyici maliye politikası nedeniyle olası bir müdahalenin etkisinin sınırlı olabileceğine dikkat çekiyor.