HSBC Kıymetli Metaller Baş Analisti James Steel, CNBC’ye verdiği röportajda altının güvenli liman olmasının oynak olmayacağı anlamına gelmediğini vurguladı.
Steel, 2022 sonrası dönemde altın ile ABD 10 yıllık reel faizleri arasındaki geleneksel ters korelasyonun zayıfladığını belirtti.
Steel’e göre geçmişte 10 yıllık tahvil faizi eksi enflasyon olarak hesaplanan reel faizler ile altın arasında güçlü bir ilişki vardı. Ancak son yıllarda artan jeopolitik riskler, bireysel yatırımcı ilgisi ve özellikle merkez bankalarının yoğun alımları bu dengeyi değiştirdi.
Merkez bankası talebinin 2022’den bu yana son 10 yıl ortalamasının iki ila üç katına çıktığını söyleyen Steel, bazı ülkelerin dolar rezervine bağımlılığı azaltmak için altına yöneldiğini ifade etti.
Fed’in bağımsızlığının korunmasının kritik olduğunu belirten analist, merkez bankası bağımsızlığına yönelik olası bir tehdidin altın fiyatlarını yukarı taşıyacağını dile getirdi.
Altının enflasyona göre düzeltilmiş tarihi zirvesinin (1980 seviyesi) bugünkü parayla yaklaşık 3400 dolara denk geldiğini hatırlatan Steel, son dönemde yeni zirveler görülmesine rağmen fiyatların yatay seyretmesinin boğa piyasasını sona erdirdiği anlamına gelmediğini söyledi.
Ocak ayında görülen parabolik yükselişin piyasaya yeni para girişini hızlandırdığını belirten Steel, “2026’nın ana kelimesi volatilite olacak” değerlendirmesinde bulundu.