Kripto para piyasasının lideri Bitcoin, 60–72 bin dolar bandında dalgalanmayı sürdürürken analistler yükselişlerin güçlü satış baskısıyla karşılaştığını belirtiyor. Zincir üstü ve kurumsal veriler, piyasada geniş çaplı alım iştahı yerine temkinli ve savunmacı bir görünüm olduğuna işaret ediyor.
Bitcoin, yayımlanan son analizlere göre yapısal olarak “savunmacı” bir faza girdi. Fiyatın 60 bin–72 bin dolar aralığında destek bulmasına rağmen, 82 bin–97 bin ve 100 bin–117 bin dolar aralıklarında yoğun arz birikimi bulunuyor. Bu seviyeler, zarar yazan yatırımcıların satış eğilimi nedeniyle güçlü direnç oluşturuyor.

ABD’de işlem gören spot Bitcoin ETF’lerinden tek seansta 410 milyon dolarlık çıkış yaşanması da kurumsal talebin zayıfladığına işaret etti. Vadeli işlemlerde primlerin nötr seviyelere gerilemesi, kaldıraçlı yatırımcıların risk iştahının azaldığını gösteriyor. Opsiyon piyasasında ise aşağı yönlü korunma talebi yüksek seyrediyor.
Bitcoin yazım itibarıyla 67 bin dolar civarında işlem görürken, Ethereum 2 bin doların altında kaldı. Analistler, 60 bin dolar seviyesinden gelen tepkinin piyasa algısını bir miktar toparladığını ancak kalıcı sermaye girişlerinin henüz başlamadığını belirtiyor.
XS.com’da kıdemli piyasa analisti olan Linh Tran, 60.000 dolar seviyesinden yaşanan toparlanmanın piyasa duyarlılığını istikrara kavuşturduğunu ancak kalıcı sermaye girişleriyle birlikte gelmediğini söyledi.
Nansen’de baş araştırma analisti olan Aurelie Barthere, geçen haftaki satış dalgasının ardından bazı kurumların taktiksel olarak alım opsiyonları satın almasına rağmen, ETF çıkışlarının genel akışlara hakim olmaya devam ettiğini belirtti.
ABD Merkez Bankası’nın politika faizinin yüzde 3,5–3,75 aralığında kalması ve 10 yıllık tahvil faizinin yüzde 4,1 civarında seyretmesi riskli varlıklar üzerinde baskı yaratıyor. Dolar endeksinin 97 seviyelerinde olması da finansal koşulların gevşemediğine işaret ediyor.
Toplam stablecoin piyasa değeri 307 milyar dolara yaklaşsa da duyarlılık göstergeleri hâlâ “Aşırı Korku” bölgesinde bulunuyor. Bu durum, sistemdeki likiditenin henüz riskli varlıklara güçlü biçimde yönelmediğini gösteriyor.