BBVA Research, Şubat 2026 tarihli “Türkiye | Aylık Bankacılık Görünümü” raporunda Türk bankacılık sektörüne ilişkin temkinli bir tablo çizdi. Rapora göre enflasyondaki düşüş hızının yavaşlaması, TL fonlama maliyetlerinde belirgin bir gerileme alanı bırakmadı. Bu durum bankaların net faiz marjlarında (NIM) beklenen toparlanmayı öteliyor.
Kurum, bankaların kredi faizleri üzerinden spread yönetmeye çalıştığını ancak kredili mevduat hesabı (KMH) ve kredi kartlarına yönelik yeni sınırlamaların kârlılık üzerinde ek baskı oluşturduğunu belirtti. Yıl sonu kampanyalarının sona ermesiyle 2026 başında kredi faizleri yükselirken, özellikle tüketici kredilerinde Aralık 2025’e kıyasla artış görüldü.
Ocak ve şubat ayı enflasyon verileri talebin dirençli kaldığını ortaya koyarken, bu görünümün mevduat ve kredi faizlerinde kısa vadede belirgin bir düşüşe izin vermeyeceği ifade edildi. Ocak ayında hem ticari hem de tüketici kredilerinde büyüme hız kesti; buna karşın tüketici kredileri artışı, ticari krediler ve TÜFE eğiliminin üzerinde kaldı.
Raporda ayrıca altın ve döviz mevduat talebinin etkisiyle TL mevduat hedeflerine ilişkin tolerans aralığının geçici olarak genişletildiği belirtildi. Enflasyondaki düşüş sürecinde kur oynaklığına ne ölçüde izin verileceğinin, TL mevduat paylarının korunması açısından belirleyici olacağı vurgulandı.
Raporda kredi kartlarına getirilen son kısıtlamaların, toplam limitlerin büyük bölümünü oluşturan kullanılmayan bakiyeler nedeniyle net faiz gelirlerini hacim bazında aşağı çekebileceği kaydedildi. Ayrıca düzenlemelerin ücret ve komisyon gelirleri üzerinde de dolaylı baskı yaratabileceği belirtildi.