Bakır vadeli işlemleri, Cuma günü artan küresel arz risklerinin piyasayı desteklemeye devam etmesiyle 6,7 doların üzerine çıkarak yeni rekor seviyelere ulaştı. Fiyatlar ABD’nin ithalat tarifelerine yönelik beklentilerin etkisiyle sert yükselirken, yatırımcıların metali
ABD’ye hızla taşımaya başlaması fiziksel piyasalardaki sıkışıklığı artırdı. ING fiyatların yeniden rekor seviyelere yaklaşmasıyla birlikte, alınacak politika kararının beklentileri karşılamaması halinde tarife priminin ne ölçüde korunabileceğini sorguladı.
Bakırdaki son yükselişin yalnızca tarife beklentileriyle açıklanmadığını belirten ING uzmanına göre maden arzındaki büyümenin sınırlı kalması ve düşük işleme ücretleri, bakır konsantresinin arzında sıkışıklığın sürdüğüne işaret ediyor. Elektrifikasyon, elektrik şebekelerine yönelik yatırımlar ve yapay zeka altyapısından kaynaklanan talep de fiyatları destekliyor.
Piyasanın temel görünümünü değerlendiren analizde, küresel işlenmiş bakır piyasasının 2026’da yaklaşık 35 bin ton açık vermesinin beklendiği belirtildi.
Son rallinin önemli bölümü, ABD tarifelerinin beklendiği kapsamda uygulanacağı varsayımına dayanıyor. Ancak nihai düzenlemelerin ertelenmesi, beklenenden daha dar kapsamlı olması veya işlenmiş bakırın tarifelerden muaf tutulması halinde rallinin bir bölümünün geri verilmesi mümkün.
Böyle bir senaryoda ABD’ye yönelik stoklama eğiliminin yavaşlaması, stok akışlarının normalleşmesi ve ABD dışındaki fiziksel piyasalardaki sıkışıklığın azalması beklenebilir. Ayrıca tarife beklentisiyle oluşturulan yatırımcı pozisyonlarının çözülmesi, olası düşüşü daha da hızlandırabilir.
Bununla birlikte, ABD’nin tarife kararı bakır piyasasındaki hikayenin yalnızca bir bölümünü oluşturuyor. ABD’ye yönelik stok akışları şimdiden değişirken fiziksel piyasa koşulları sıkılaştı ve fiyatlar yeniden rekor seviyelere yaklaştı.
Tarife kararının açıklanmasının ardından piyasanın odağının yeniden arz-talep dengesi ve temel göstergelere dönmesi bekleniyor.
Dolayısıyla olası bir fiyat düzeltmesinin, bakırın temel görünümündeki bozulmadan ziyade tarife beklentilerinin yeniden değerlendirilmesinden kaynaklanması daha olası görünüyor.