
ABD Başkanı Donald Trump, dün geç saatlerde beklenen tarifeleri duyurdu. Tüm ithalatlara yüzde 10’luk temel tarifelerin yanında Çin (yüzde 34), Avrupa Birliği (yüzde 20) ve Japonya (%24) gibi önemli ticaret ortakları için daha yüksek oranlar açıkladı.
Trump’ın tarifeleri piyasalarda yankılanırken uzmanlar genel olarak duyuruya karamsar bir bakış açısıyla yaklaştı. Hatta bazıları ABD için durgunluk riskinin artacağını tahmin etti.
180’den fazla ülke ve bölgenin karşılaşacağı “karşılıklı tarife” oranları hakkında görüş bildiren J.P. Morgan Asset Management APAC Baş Piyasa Stratejisti Tai Hui, şöyle konuştu:
“Bugünkü duyuru, ABD’nin ortalama tarife oranlarını 20. yüzyılın başlarından beri görülmemiş seviyelere çıkarabilir. Bu tarifeler devam ederse, ABD üretimi kapasiteyi artırma mücadelesi verirken ve tedarik zincirleri maliyetleri tüketicilere yansıtırken enflasyonu önemli ölçüde etkileyebilir. Örneğin, Tayvan’daki gelişmiş yarı iletken üreticileri, uygulanabilir ikameler olmadan tarife maliyetlerini karşılayamayabilir.”
Ayrıca tarifelerin ölçeğinin büyüme riskleri konusunda endişelere yol açtığını ekledi.
Rosenberg Research’ün başkanı ve kurucusu olan David Rosenberg, “küresel bir ticaret savaşında kazanan olmaz” diyerek tarifelerin çoğunun tüketiciye yansıyacakğını, bu yüzden Amerikan hanehalkı sektörü için birkaç ay boyunca çok önemli bir fiyat şoku yaşanacağını aktardı.
Ünlü stratejist David Roche, tarifelerin küreselleşmeden izolasyonist, milliyetçi politikalara geçişe işaret ettiğini ve sürecin birkaç yıl sürüp onlarca yıl hissedileceğini belirtti.
Tarifelerin ayı piyasasını sağlamlaştıracağını, küresel stagflasyona ve ABD ile AB’de durgunluğa neden olacağını ekledi.
ANZ’nin kıdemli uluslararası ekonomisti Tom Kenny, açıklanan ABD mal ithalatındaki etkili tarife oranının 1900’lerin başından bu yana en yüksek seviye olan yüzde 20-25 aralığına tırmanabileceği konusunda uyardı.