Küresel piyasalarda güvenli liman talebinin artmasıyla birlikte ons altın 5000 doların üzerine çıkarak tarihi zirvesini 5111,13 dolar ile güncelledi. Altın, 2024’te yüzde 64 yükselirken, 2026’nın başından bu yana kazanç yüzde 17’yi aştı.
Analistler, yükselişin arkasında üç ana faktörün öne çıktığını vurguluyor: Jeopolitik gerilimler, merkez bankası alımları ve faiz indirimi beklentileri.
LBMA’nın yıllık anketine göre analistler, altının 2026’da ortalama 4742 dolar seviyesinde işlem görmesini, zirve seviyenin ise 7150 doalra kadar çıkmasını bekliyor.
Goldman Sachs, 2026 sonu altın tahminini 5400 dolara yükseltirken, bağımsız analist Ross Norman bu yıl 6400 dolar seviyesinin görülebileceğini ifade ediyor.
Jeopolitik cephede ise ABD-NATO ilişkilerinde Grönland gerilimi, küresel ticaret ve tarife belirsizliği, ABD Merkez Bankası’nın bağımsızlığına dair artan endişeler altına olan talebi güçlendiriyor.
Analistlere göre yaklaşan ABD ara seçimleri de politik belirsizliği artırarak altını destekleyebilir.
Merkez bankaları tarafında tablo güçlü kalmaya devam ediyor. Goldman Sachs, gelişen ülke merkez bankalarının aylık ortalama 60 ton altın alımı yapmasını bekliyor. Polonya, rezervlerini 700 tona çıkarmayı hedeflerken, Çin Merkez Bankası Aralık ayında üst üste 14’üncü ay altın alımı yaptı.
ETF tarafında da talep dikkat çekici. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, 2025’te altın ETF’lerine 89 milyar dolarlık rekor giriş oldu. Faizlerin düşmesiyle birlikte, getirisi olmayan altının fırsat maliyeti azalıyor ve bu durum yatırım talebini artırıyor.
Yüksek fiyatlar nedeniyle mücevher talebi zayıflarken, külçe ve sikke alımları özellikle Hindistan ve Avrupa’da güçlü seyrini koruyor.
Analistler, kısa vadeli düzeltmelerin mümkün olduğunu kabul etse de kalıcı bir düşüş için küresel ekonomik ve jeopolitik ortamda ciddi bir normalleşme gerektiğini ve bunun şu aşamada pek olası görünmediğini belirtiyor.