İsviçreli banka UBS, Orta Doğu’daki gerilimin emtia piyasaları üzerindeki etkilerini değerlendirdiği analizinde, altın ve petrol başta olmak üzere emtialarda yukarı yönlü potansiyelin sürdüğüne dikkat çekti.
UBS Emtia Analisti Giovanni Staunovo, jeopolitik riskler ve arz-talep dengesizliklerinin fiyatlar üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirterek, yatırımcıların emtia pozisyonlarını koruması gerektiğini vurguladı.
Staunovo, “Jeopolitik belirsizliklerin yüksek seyrettiği ve faiz beklentilerinin gerilediği bir ortamda altın fiyatlarının güçlü bir ralli yapması beklenir,” değerlendirmesi dikkat çekti.
Banka, Brent petrolün İran gerilimi öncesinde 70 dolar seviyelerinde işlem görürken 100 doların üzerine çıkmasının, emtia piyasalarındaki risk priminin ne denli arttığını gösterdiğini ifade etti.
Altın fiyatlarının kısa vadede faiz beklentileri nedeniyle baskı altında kaldığına işaret eden UBS, buna rağmen orta ve uzun vadeli görünümün güçlü kaldığını belirtti. “Altın, doğrudan savaş risklerinden ziyade, bu tür krizlerin yarattığı makroekonomik etkilerden beslenen bir varlık olarak öne çıkıyor,” ifadesi raporda öne çıkan unsurlar arasında yer aldı.
kolayca yatırım yapın
UBS, 2026 için altın fiyatının 5900 – 6200 dolar aralığına yükselebileceği öngörüsünü korurken, mevcut yatay seyrin yatırımcılar için bir fırsat olabileceğini ima etti.
Raporda ayrıca yatırımcıların yalnızca altına odaklanmak yerina bakır, alüminyum ve tarımsal emtiaları da içeren daha geniş bir emtia portföyü oluşturmalarının uzun vadeli getiri açısından daha sağlıklı olacağı belirtildi. “Emtialar, enflasyon ve jeopolitik şoklara karşı en etkili korunma araçlarından biri olmayı sürdürüyor,” ifadelerine yer verildi.
UBS’ye göre özellikle düşük stok seviyeleri ve güçlü talep görünümü, başta enerji ve sanayi metalleri olmak üzere emtia fiyatlarını desteklemeye devam edecek. Öte yandan banka, altının uzun vadeli rolüne de dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Uzun vadede altın, enflasyona karşı öne çıkan en güçlü korunma araçlarından biri olmayı sürdürüyor. Artan kamu borcu, para birimlerine yönelik güven tartışmaları ve merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimi, altının yapısal yükseliş hikayesini destekliyor.”
Son olarak UBS, portföylerde altına makul ölçüde yer verilmesinin önemine işaret ederek, çeşitlendirilmiş bir yatırım stratejisinde altının kritik bir denge unsuru olmaya devam ettiğini vurguladı.